Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/3735 E. 2023/6565 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3735
KARAR NO : 2023/6565
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/71 E., 2016/728 K.
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 Tarihli ve 2015/71 Esas, 2016/728 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanık … hakkında sahte fatura düzenleme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. Sanık … hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine, 15 ay denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık … hakkında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyizi, hakkında verilen hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyizi; sanık … hakkında sahte fatura düzenleme suçundan verilen beraat kararının ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan verilen hapis cezasının da ertelenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1. Vergi Denetim Kurulu, Başkent Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 18.11.2014 tarihli mütalaası ile sanıklar hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme, sanık … hakkında ayrıca defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunu işleklerinin iddia edildiği, vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu incelendiğinde; Ayçal .. Ltd. Şti’nin inşaat ve taahhüt işi yapmak üzere 30.03.2011 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği ve şirket ile ortaklarına adreslerinde ulaşılamaması nedeniyle 2005/12 seri nolu Uygulama İç Genelgesi gereği şirket mükellefiyetinin 31.01.2012 tarihinde resen terk edildiği, söz konus şirketin ortaklarının sanıklar olduğu, ayrıca sanık …’ın ilk iki yıl için şirket temsilcisi olarak seçildiği, görev süresi bittikten sonra yeni bir temsilcinin atanmadığı, şirketin kuruluşundan itibaren beyannamelerin boş olarak verilmesine karşın, son dört ayda beyan edilen KDV matrahının ciddi miktarlarda olduğu, şirketin bu ciroyu yapacak deposu, şubesi, araç ve demirbaşının ve çalışan işçisinin olmadığı, alış yaptığı firmalar hakkında sahte fatura düzenleme suçundan vergi tekniği raporları düzenlendiği, bu nedenle 2011 yılında 973 adet 222.507.047,00 TL tutarında, 2012 yılı ocak ayında ise, 293 adet 37.907.531,31 TL tutarında düzenlenen faturaların sahte olduğu belirtilmiştir. Ayrıca sanık …’ın temsil yetkisinin sona ermesi ve yeniden bir temsilci seçilmemesi nedeniyle 2011 ve 2012 takvim yıllarındaki defter ve belgelerin istemi amacıyla çıkarılan yazının 24.10.2014 tarihinde sanık …’a tebliğ edildiği ancak 15 günlük yasal süre geçmesine rağmen bunların ibraz edilmediği belirtilmiştir.
2. Sanıklar savunmalarında özetle; … isimli kişinin kendilerini sigortalı işçi yapacağını, belgelere bu nedenle imza attıklarını, şirketten ve sahte faturalardan, defter ve belgelerden haberdar olmadıklarını beyan etmişlerdir.
3. Tanık … ifadesinde; mali müşavir olduğunu, şirketin kuruluş evrakını kendisinin hazırladığını, sanıkları noterde gördüğünü, sanıkların şirket kurulduğundan haberdar olduklarını, şirketin ilk altı ay iş yapmadığını, daha sonra yüksek miktarlı faturaların gelmesi nedeniyle sahte fatura olabileceğinden şüphelendiğini ve işi bıraktığını söylemiştir.
4. Mahkemece, tüm dosya kapsamı ile sanık …’ın üzerine atılı sahte fatura düzenleme suçunu işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü, sanık … hakkında delil yetersizliğinden temyize konu beraat hükmü kurulmuş, sanık … hakkında ayrıca defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunu işlediği sübuta erdiğinden yine temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık … Ünsal’ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 02.07.2022 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Sahte Fatura Düzenleme ve Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

1. Sahte fatura düzenleme suçu yönünden; sanık …’ın savunmalarında, … isimli kişinin kendisini ve eşi olan diğer sanığı sigortalı yapacağını söylediğini, bu nedenle noterde imza attığını, şirketle bir ilgisinin olmadığını savunması, tanık olarak beyanı alınan ve mali müşavir olan şirketin kuruluş işlemlerini yapan Y.K’nin ise mahkemedeki ifadesinde; sanıkların şirket kurulacağını bildiklerini, noterde hem kendisi hem de noter katibi tarafından işin mahiyetinin kendilerine anlatıldığını iddia etmesi karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından;
a) Mükellefiyetin faaliyetine ilişkin vergi dairesi ve ilgili kurumlara sunulan tüm belge asılları ile düzenlenen yoklama fişleri, tebliğ alındı belgeleri, işletme adına basılan faturaların teslimine ilişkin bilgi formları ve suça konu fatura asıllarının getirtilmesi; belgelerdeki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığının araştırılması,
b) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun’un 48 nci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sanıkları tanıyıp tanımadıkları, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarını ve sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden; a) sanık …’ın şirket müdürlüğünün 30.03.2013 tarihinde sona erdiği, bu tarihten sonra şirket temsilcisi atanmadığı anlaşılmakla; defter ve belgelerin muhafazasına ve şirketi temsile yetkili kişiyi belirlemek amacıyla aralarında iş bölümü yapıp yapmadıklarının sorularak, defter ve belgeleri saklama yükümlülüğünün kime ait olduğunun araştırılması, gerektiğinde şirket muhasebecisinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile 5271 sayılı Kanun’un 46/1-c. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, suç tarihi itibarıyla fiilen şirketi kimin idare ettiğinin, şirkete ait defter ve belgelerin kime teslim edildiğinin sorulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile mahkumiyet kararı verilmesi,
b) 5271 sayılı Kanun’un 5728 sayılı Kanun ile değişik 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerektiği nazara alındığında; incelenen dosyada, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı halde, hakkında takdiri indirim uygulanarak cezası ertelenen ve suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanık hakkında; “zararın giderilmemesi nedeniyle” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanığa yüklenen sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarının sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 Tarihli ve 2015/71 Esas, 2016/728 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin sanık … yönünden diğer yönleri incelenmeksizin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.09.2023 tarihinde karar verildi.