YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3812
KARAR NO : 2023/6670
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2006/55 E., 2007/340 K.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2007 tarihli ve 2006/55 Esas, 2007/340 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 27.02.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2021/26132 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57937 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57937 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya aslının Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/13 sayılı, 2007 yılı kurum arşivine devredilen imha dosyaları listesine göre imha edildiği anlaşıldığından, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 09/03/2022 tarihli ve 2021/22130 esas, 2022/3091 karar sayılı ilamında “Tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK’nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi…” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında tekerrüre esas alınan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/12/1997 tarihli ve 1996/399 esas, 1997/357 sayılı kararına konu suç tarihinin 01/06/2005 tarihinden evvel olduğu, bu haliyle yapılan uyarlama yargılaması neticesinde tekerrüre esas alınan söz konusu hükümlülük nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmakla, hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (765 sayılı Kanun) uyarınca hüküm kurulması halinde tekerrür hükümleri uygulanacağından aynı Kanun’un 81 inci maddesi uyarınca cezanın artırılmasının gerekeceği, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinde ise tekerrür nedeniyle cezanın artırılması öngörülmemiş olup, tekerrür bir infaz kurumu olarak düzenlendiğinden ve aynı Kanun’un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca lehe olan infaz rejimi uygulanacağından, 5237 sayılı Kanun gereği uygulama yapıldığında, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlara tekerrüre ilişkin 58 inci maddenin uygulanamayacağı anlaşılmıştır.
3. Sanığın lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulduğu halde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2007 tarihli ve 2006/55 Esas, 2007/340 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, “hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin bölümün tamamen çıkartılmasına, diğer hususların yerinde bırakılmasına”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.