Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/4316 E. 2024/530 K. 17.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4316
KARAR NO : 2024/530
KARAR TARİHİ : 17.01.2024

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/444 E., 2023/272 K.
SUÇLAR : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme, sahte fatura düzenleme
SUÇ TARİHLERİ : 07.10.2012, 30.04.2011
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/129 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/129 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 08.06.2022 tarihli ve 2019/3734 Esas, 2022/11970 Karar sayılı kararı ile “hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2023 tarihli ve 2022/444 Esas, 2023/272 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının (2) numaralı bendi 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun’a eklenen ek fıkra, 5237 sayılı Kanun’un 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın atılı suçları işlemediğine, bu nedenle hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, sahte fatura düzenlemek ve vergi incelemesi sırasında istenen defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle atılı suçları işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. 213 sayılı Kanun’un 367 nci maddesine göre dava şartı olan mütalaanın dosyada bulunduğu görülmüştür.
3. Sanık sorgusunda; yurt dışına gidebilmek için vize alması gerektiğini, şirket müdürü olursa daha kolay alabileceğinin kendisine söylenmesi üzerine bu şirkette müdür olduğunu, bunun dışında şirketle bir bağlantısı olmadığını, bu nedenle suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
4. Sanığın mükellefiyetinin 30.04.2011 tarihinde re’sen terkin edildiği, vergi incelemesine esas olmak üzere 2009 ve 2010 yıllarına ait defter ve belgelerin istendiği yazının, sanığa 21.09.2012 tarihinde ikamet adresinde bizzat tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
5. Bozma doğrultusunda ilgili yasa değişikliği anlatılarak beyanı tespit edilen sanık, Vergi Dairesine herhangi bir ödemede bulunamayacağını beyan etmiştir.
6. Mahkemece; vergi suçu raporu ve ekleri, bilirkişi raporu, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçları işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinin en aleyhe kabulle 30.04.2011 olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
A. Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2023 tarihli ve 2022/444 Esas, 2023/272 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2023 tarihli ve 2022/444 Esas, 2023/272 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.