Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/4677 E. 2024/483 K. 16.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4677
KARAR NO : 2024/483
KARAR TARİHİ : 16.01.2024

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/528 E., 2023/505 K.
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/549 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/549 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25.05.2022 tarihli ve 2021/3495 Esas, 2022/9905 Karar sayılı ilamı ile 7394 sayılı Kanun’un uygulanması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli ve 2022/528 Esas, 2023/505 Karar sayılı kararı ile sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, hukuka aykırı bilirkişi raporuna dayanarak mahkumiyet kararı verildiğine, vergi borçlarının yapılandırılmasına ilişkin 7440 sayılı Kanun’un lehe olduğuna ancak mahkemece 7394 sayılı Kanun’a göre uygulama yapıldığına, ödeme yapmak için istenilen ek süre taleplerinin reddedildiğine ve resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
… Vergi Dairesi mükellefi olan ve perakende altın ve gümüş satışı faaliyetinde bulunan sanığın, 2011 ve 2012 takvim yıllarında kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyacını karşılamak ya da borçlarının ötelenmesini sağlamak amacıyla POS tefeciliği yaptığı ve altın satışı yapmış gibi sahte gider belgeleri düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; Mahkemece, alınan bilirkişi raporu, vergi tekniği ve vergi suçu raporları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun işlendiği sabit kabul edilerek sanık hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. 7394 sayılı Kanun ile 213 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 34 üncü madde gereğince, etkin pişmanlık hükümlerinin aynı Kanun’un 359 uncu maddesini ihdas eden Kanun’un yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanacağı belirtilmekte olup, bu ihtimalde ödemenin en geç yerel mahkeme tarafından hüküm verilinceye kadar yapılması gerektiği belirtildiğinden, temyiz aşamasında yapılan ödeme nedeniyle, etkin pişmanlık hükümlerini uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmış, kovuşturma evresinde sanığa etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmesi için meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği ve sanık müdafiine ödeme yapılması için ayrıca süre verildiği ancak hüküm tarihine kadar ödeme yapılmadığı tüm dosya kapsamı itibariyle, mahkemenin suçun sübutuna ilişkin kabulünde ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, temyize konu kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli ve 2022/528 Esas, 2023/505 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2024 tarihinde karar verildi.