YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/556
KARAR NO : 2024/341
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/953 Değişik iş
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
… Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2021 tarihli ve 2020/1389 Soruşturma, 2021/1307 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … Sulh Ceza Hakimliğinin 13.07.2021 tarihli ve 2021/953 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 13.07.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarihli ve 2021/24541 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/156383 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/156383 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki Leyla Karacalıoğlu’nun şikayetinde özetle, … ilçesinde Müteahhitlik yapan şüpheli …’ndan sözleşme yaparak Cengiz… Mahallesinde yapılacak olan inşaatlardan 130.000 Türk lirası bedelle daire satın aldığını, 61.750 Türk lirasını ödediğini, 68.250 Türk lirası borcu kaldığını, … isimli şahsın dairesini 05/03/2020 tarihinde teslim etmesi gerektiğini, bu güne kadar beklediğini ancak dairesinin tapusunu kendisine vermediğini ve araştırdığında kendisine sattığı dairenin tapusunu … isimli bir şahsa verdiğini öğrendiğini, … ile görüşmeye çalıştığını ancak ulaşamadığını, … isimli şahsın yanına eşinin akrabası olan …’nin götürdüğünü ve bu işe kefil olduğunu, … isimli şahsın da … ile birlikte çalıştığını, olayla ilgili olarak … ve …’den şikayetçi olduğunu belirttiği,
Aynı soruşturma dosyası kapsamında diğer müşteki…in şikayetinde özetle; … ile anlaşarak Cengiz… Mahallesinde bir daire satın aldığını ve 60.500 Türk lirası ödediğini, kalan borcunu da 1.500,00 Türk lirası bedelli senetler halinde aylık ödemeye devam ettiğini, …’nun daireyi 15 ay içerisinde teslim etmesi gerektiğini, dairesinin yapılması gereken arsa üzerinde herhangi bir faaliyet olmadığını gördüğünü ve … ile görüşmek istediğini ancak ulaşamadığını, … Belediyesinden araştırdığında kendisinin anlaşma yaptığı dairenin tapusunun başka birisine verilmiş olduğunu gördüğünü ve kendisi gibi bir çok vatandaşın da bu şekilde zarara uğratıldığını öğrendiğini beyan ettiği,
Şüpheli …’nun alınan ifadesinde özetle; müştekilere aralarında sözleşme yaparak ev sattığını, her iki müştekiden de peşinat olarak para aldığını, işlerinin kötü gitmesi nedeniyle sözleşmede belirtilen sürede daireleri teslim edemediğini, sözleşme gereğince müştekilerden aldığı paraları işleri düzelince iade edeceğini, kimseyi dolandırmadığını belirttiği, şüpheli …’nin alınan ifadesinde özetle; müştekilerden Leyla Karacalıoğlu’nu ev almak üzere şüpheli … ile görüştürdüğünü, tarafların ev satışı konusunda anlaşarak aralarında sözleşme yaptığını, daha sonra aralarında meydana gelen anlaşmazlıktan bilgisi olmadığını, bu olayda herhangi bir menfaatinin olmadığını üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirttiği anlaşılmakla;
… Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de;
1- Müşteki Leyla Karacalıoğlu’na yönelik eylem yönünden yapılan incelemede,
Şüphelilerin müştekiye satımı konusunda anlaşmış oldukları … … … Mahallesinde bulunan Mandalina Garden isimli sitedeki dairenin 25/05/2018 tarihli tapu belge suretinden de anlaşıldığı üzere … isimli kişiye satılarak devredildiğinin anlaşılması karşısında, şüphelilerin eylemine ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2- Müşteki…e yönelik eylem yönünden yapılan incelemede,
Müştekinin şikayetinde … Belediyesinden araştırdığında kendisinin anlaşma yaptığı dairenin tapusunun başka birisine verilmiş olduğunu gördüğünü ve kendisi gibi bir çok vatandaşın da bu şekilde zarara uğratıldığını beyan etmesine rağmen Cumhuriyet Başsavcılığınca bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadığının anlaşılması karşısında, müştekiye satıldığı belirtilen dairenin inşaatının tamamlanıp tamamlanmadığı, eğer tamamlandı ise başka birisine devredilip devredilmediğine ilişkin olarak araştırma yapılarak buna ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya getirtilmesini müteakip yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
…“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçilerden Leyla Karacalıoğlu’nun polis merkezine müracaatı neticesinde alınan beyanında; müteahhitlik yapan şüpheli … ile … ili … İlçesi … … Mahallesi 1504 ada 1 parselde kayıtlı arsa üzerinde inşa edilecek olan dairenin 130.000,00 TL karşılığında satışı için anlaştıklarını, buna ilişkin 05.03.2018 tarihinde yazılı olarak sözleşme düzenlediklerini, satış bedelinin 61.750,00 TL’sini banka yoluyla ödediğini, şüphelinin söz konusu daireyi 05.03.2020 tarihinde teslim etmesi gerektiği halde teslim etmediği gibi aynı daireyi … isimli bir kişiye sattığını öğrendiğini, defalarca iş yerine gitmesine rağmen şüpheliye ulaşamadığını, şüpheli …’nun kendisini dolandırdığını, bununla birlikte; kendisini şüpheli … ile tanıştıran ve bu işe kefil olduğunu söyleyen kişinin de diğer şüpheli … olduğunu, her iki şüphelinin iştirak halinde eylemi gerçekleştirdiklerini söylemesi ve şikâyetçilerden…in alınan beyanında da; yine şüpheli … ile … ili … İlçesi … … Mahallesi 1499 ada 9 parselde kayıtlı arsa üzerinde inşa edilecek olan dairenin 110.000,00 TL karşılığında satışı için anlaştıklarını, buna ilişkin 28.03.2019 tarihinde yazılı olarak sözleşme düzenlediklerini, şüpheliye peşinat olarak 30.000,00 TL tutarında altın verdiğini, kalan kısmı için de bono imzaladığını ve bonoların büyük bir kısmını ödediğini, ancak arsa üzerinde herhangi bir çalışma ya da inşai faaliyet başlamadığı gibi aynı daireyi bir başka kişiye sattığını öğrendiğini, kendisini dolandıran şüpheli …’ndan şikâyetçi olduğunu iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerden … alınan ifadesinde; kendisinin…ve … arasında yapılan ticaret ile ilgisinin bulunmadığını, ne kadar para ödendiğini bilmediğini, her iki tarafı da tanıdığı için yalnızca yardımcı olmak amacıyla pazarlıkta bulunduğunu, kazanç elde etmediğini, oto galericisi olup şüpheli … ile yapmış olduğu ortak bir iş bulunmadığını beyan ettiği, şüpheli … alınan ifadesinde; şikâyetçileri tanıdığını, bahse konu dairelerin satışı için sözleşme düzenlediklerini, şikâyetçilerinden peşinat olarak bir miktar para aldığını ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle…ile düzenlenen sözleşmeye konu inşaatı tamamlayamadığını, …ile düzenlenen sözleşmeye konu inşaata ise başlayamadığını, imkanları elverirse daireleri teslim edeceğini ya da almış olduğu paraları iade edeceğini, kimseyi dolandırmadığını belirttiği, öte yandan …’ın bilgi sahibi olarak alınan beyanında; şüpheli … tarafından yapılan ve yarım kalan inşaatta bulunan bir daireyi 110.000,00 TL karşılığında satın aldığını ve 25.05.2018 tarihinde tapudan devrinin yapıldığını, …’nun ise; eşinin sözleşmeye konu inşaata henüz başlanmadığını görmesi üzerine, şüpheli …’nun bir başka daire vermeyi teklif ettiğini ancak eşinin bu teklifi kabul etmeyip parasını istediğini, şüpheli … ile görüşmesi neticesinde sözleşmeyi feshetmekten vazgeçtiğini ve aynı daire için yeniden sözleşme düzenlediklerini, fakat bu dairenin …’a satıldığını öğrendiklerini söylemeleri karşısında; dosyada fotokopisi mevcut …’a ait tapu senedi incelendiğinde, 1504 ada 6 parselde bulunan yer için 25.05.2018 tarihinde kat irtifakı tesis edildiği, şikâyetçilerden…ile düzenlenenen sözleşmede ise taşınmazın 1504 ada 1 parsel olarak belirtildiği, şikâyetçilerden …yönünden de herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşıldığından, ilgili tüm tapu kayıtlarının getirtilerek şikâyetçilere verilmesi vaad edilen taşınmazların üçüncü kişilere satılıp satılmadığının, bu kişilerin kim ya da kimler olduğunun, satılmış ise hangi tarihte satıldığının kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde tespit edilmesi, bu kişi ya da kişilerin beyanlarına başvurulması, şikâyetçilerden…yönünden, şüpheli …’na ödenen 06.09.2018 tarihli dekontta diğer şüpheli …’nin isminin bulunması ve …’nun beyanında geçen yeniden sözleşme düzenlenmesi hususları araştırılarak, şüpheli …’nin iddiaya konu eyleme iştirakinin olup olmadığının belirlenmesi, taraflar arasındaki hukuk davalarına konu … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/150 Esas ve 2020/151 Esas sayılı dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bir suretlerinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayini gerekirken; “…müştekiler ile şüpheli … arasında sözleşmeye dayalı alacak verecek meselesi olduğu, bu haliyle taraflar arasındaki anlaşmazlığın hukuk mahkemelerinde çözüme kavuşturulması gereken hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, yine şüpheli …’nin dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğine dair dosya kapsamı itibarıyla delilin bulunmadığı…” şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenlerle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … Sulh Ceza Hakimliğinin 13.07.2021 tarihli ve 2021/953 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.