YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1008
KARAR NO : 2013/870
KARAR TARİHİ : 17.01.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.09.2010 tarih ve 2008/292-2010/180 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.01.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı müvekkili şirketin, davalının …’de bulunan fabrika tesislerinde 07.05.2008-08.05.2009 tarihleri arasında makina modikafikasyon ve yenileme tetkiki hizmeti verdiğini, bunun karşılığında 18.240,91 TL tutarında fatura kesildiğini, bunun davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin … Noterliğinin 07.07.2008 tarih ve … yevmiye nolu ihtarname ile faturaya itiraz ettiğini, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin mevcut olduğunu, işin gerçekleştirildiği ve davalıya teslim edildiği konusunda tanıkların mevcut olduğunu ileri sürerek fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla 18.240.91 TL’nın dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında kurulmuş bir sözleşme ilişkisinin olmadığını, davacının ifa ettiği bir hizmet yada teslim ettiği bir malın bulunmadığını, müvekkili şirkette … adında bir kişinin yetkili bulunmadığını, davacı şirketin hizmet ifasını yerine getirmediği için müvekkili şirkete gönderilen faturaya TTK’nun 23. maddesi gereğince 8 günlük yasal süre içinde itiraz edildiğini, müvekkili şirketin ticari defterlerinde davacı şirkete ait kayıtlı bir fatura bulunmadığını, davacının davasını yazılı delil dışında bir delille ispatlamasına muvafakatlerinin olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında karşılıklı olarak akdedilmiş bir ilişkinin varlığının tespit edilemediği, makine modifikasyon ve yenileme hizmeti olduğu ileri sürülen hizmetin gerçekleştiğine dair somut delillerin dosyada bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı tarafından davalının …’de bulunan fabrika tesislerinde 07.05.2008-08.05.2009 tarihleri arasında makina modikafikasyon ve yenileme tetkiki hizmeti verildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Davalı taraflar arasında kurulmuş bir sözleşme ilişkisinin olmadığını, davacının ifa ettiği bir hizmet yada teslim ettiği bir malın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucu hizmetin gerçekleştiğine dair somut delillerin dosyada bulunmadığı ve bu durumda bir hizmetin varlığının tespitinin yapılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, dava dilekçesine ekli delillerden 8.5.2008 tarihli servis formu ile davalı şirketin Genel Koordinatörü … tarafından çekildiği anlaşılan e-maile de delil olarak dayanmıştır. Mülga 818 sayılı BK’nun 314. maddesi uyarınca hizmet ve BK’nun 355. maddesi uyarınca da istisna akitleri özel bir şekle tabi değildir. Bu itibarla mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemenin gerekçesinde anılan iki delil değerlendirilmeden hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Ayrıca mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından düzenlenen 19.05.2008 tarihli teknik rapor incelenmiş ve faydalı olabilecek teknik bir önerinin bulunmadığı, esas amacın bir sipariş almak olduğu, muhtemelen bu siparişin gecikmesiyle yapılan seyahat masrafının davalı taraftan talep edildiği, harcama gideri toplamı ile fatura tutarının birbiri ile örtüşmediği belirtilmiş ise de, mülga 6762 sayılı TTK’nun 22. maddesi hükmü uyarınca bir kimseye ticari işletmesi ile ilgili bir hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyeceğinden eğer hizmet verildiği yukarıda açıklanan delillerin incelenmesi sonucu ispat edilir ise mahkemece davacı yararına yapılan hizmetin niteliğine göre uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği hususu dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.