YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13609
KARAR NO : 2013/11814
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada… Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.06.2011 tarih ve 2010/375-2011/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … menşeli bir firma olup ticaret unvanının esas unsuru olan “… ” ibaresini ilk olarak 1987 yılında marka olarak tescil ettirdiğini, … , … , … , … , … , … , … , … , … , … vb. bir çok ülkede markasının tescilli olduğunu, markasını tanıtmak için ciddi yatırım yapıp emek ve mesai sarfettiğini, WİPO nezdinde tescilli markasının tanınmış marka haline geldiğini, marka üzerinde öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu, davalının 2008/44184 sayılı “… + şekil” ibareli 3, 5, 8, 9, 10, 12, 16, 18, 21, 28, 30, 37, 41, 42, 43 sınıflarda tescilli ve 2008/44179 sayılı 14. sınıfta tescilli markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/3 ve 8/5 maddeleri uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek, davalı adına TPE nezdinde tescilli 2008/44184, 2008/44179 nolu markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının markasının tanınmışlığını ispat etmesi gerektiğini, kullanımı bulunmayan mal ve emtialar yönünden tanınmışlık olgusuna dayanarak müvekkilinin markalarının hükümsüzlüğünü talep edemeyeceğini, davacının …’de tescilli markası ve ticaret unvanı bulunmadığını, davacının müvekkilinin markaları kapsamında bulunan emtialar bakımından fiili kullanımı olduğunu kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticaret unvanının ayırt edici kısmı “… “(kurucu gerçek şahsın soy ismi) ibaresi olup, Paris Sözleşmesi’nin 8. maddesi kapsamında üye ülkeler tarafından korunması gerektiği, davacı şirket 1941 yılında … ’da kurulmuş olup “… ” markasını kullanarak WİPO nezdinde birçok ülkede marka tescil belgesi aldığı, gerek unvan olarak, gerekse markasal kullanım ve marka tescili olarak “… ” ibaresi üzerinde 556 KHK’nın 8/3 maddesi uyarınca davacının üstün öncelikli hak sahibi olduğu, hükümsüzlüğe konu 2008/44179 nolu “… +şekil” ibareli markanın 25.07.2008 tarihinden itibaren 14.sınıftaki saatler ve zaman ölçme cihazları yönünden tescilli olduğu, diğer marka da aynı olup, farklı sınıflar yönünden tescilli olduğu, her iki markada “… ” ibaresinin aynen kullanıldığı, davacının markaları pek çok ülkede tescilli olup markaya yönelik reklam,
tanıtım, iş yeri faaliyetlerinin bulunduğu, bu durumda davalının aynı ve benzer alanda faaliyet gösteren davacıdan ve markalarından haberdar olması gerekip dava konusu marka tescillerinin basiretli tacir kriterine ve dürüstlük kuralına uygun görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.