Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/1576 E. 2013/1356 K. 22.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1576
KARAR NO : 2013/1356
KARAR TARİHİ : 22.01.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.11.2010 tarih ve 2008/314-2010/646 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.01.2013 günü hazır bulunan davalı Şirket temsilcisi … ile vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, müvekkilinin çalışanı olan dava dışı … tarafından müvekkili şirket yöneticisinin imzası taklit edilmek suretiyle davalı bankadan kredi kullanıldığını, bu kredilerin çalışan … tarafından zimmete geçirildiğini, davalı bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 95.150,00 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çalışanını özenle seçmediğini, zarardan kendisinin sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın faksla gönderilen taklit imzalı talimatlar ile işlem yaptığı, ıslak imzalı talimatları istemediği, imza incelemesi yapmadığı, bu nedenle davacının zararından sorumlu olduğu, davacının da çalışanını seçerken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, çalışan üzerinde ve banka hesapları üzerinde denetim görevini yapmadığı, bu nedenle %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 47.575,00 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı şirket çalışanı tarafından sahte belge ile davalı bankadan şirket adına kredi kullandırıldığı ve bu kredilerin şirket çalışanı tarafından zimmete geçirilerek davacının zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafından 1.000,000,00 TL bedelli 27.12.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı ve davacı çalışanı tarafından anılan genel kredi sözleşmesi esas alınarak 31.12.2007 ile 07.03.2008 tarihleri arasında 6 ayrı sahte talimat ile davacı hesabına toplam 133.700,00 TL para aktarıldığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, zararın meydana gelip gelmediği, geldi ise kimin sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, zararın meydana geldiği kabul edilerek, davalı bankanın faksla gönderilen taklit imzalı talimatlar ile işlem yapması nedeniyle asli kusurlu, davacının ise çalışanını seçerken gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı şirketin hesabına aktarılan paranın davalı tarafından davacı şirkete ait borcun ödenmesinde kullanıldığı savunulmuş olmasına rağmen, mahkemece, davacı çalışanı tarafından sahte imzalı talimatlar sonucu serbest bırakılan ve davacı hesabına aktarılan kredilerin ne şekilde kullanıldığı, şirkete ait bir borcun ödenmesinde veya şirket hesabına yapılmış bir ödemede mi kullanıldığı, yoksa davacı çalışanı tarafından zimmete mi geçirildiği hususu yeterince araştıramadan, paranın davacının çalışanının zimmetine geçtiği kabul edilmiştir.
Oysa, mahkemece, davalı vekilinin anılan savunması değerlendirilerek, davacıya ait hesaba aktarılan paralar ve bu hesaptan yapılan para çıkışlarının ne şekilde gerçekleştiği, şirket adına bir ödemede kullanılıp kullanılmadığı, gerçektende iddia edildiği gibi davacının çalışanı tarafından zimmete geçirilip geçirilmediği belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.