YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1931
KARAR NO : 2013/2380
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2010 tarih ve 2009/71-2010/159 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen …/02/2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekilinin, davalı şirketin yapmış olduğu reklamlara ve şirket çalışanlarının “yatırılan para için % ….5 değer artışı verileceği ve paralarını her istedikleri an çekebilecekleri” şeklindeki garantilerine güvenerek şirkete yatırım yaptığını, yatırılan paraya karşılık davalı şirketin yetkili olarak gösterildiği sözleşme bilgileri adlı bir belgenin verdildiğini, karşılığında Budapeşte de kurulacak olan ticaret merkezinde … oldukları değerde işyeri tahsis edileceğini,işyeri almak istemezlerse paranın değer aratışı ile birlikte iade edileceğinin bildirildiğini, davalı şirket tarafından Budapeşte’ de yapılan ticaret merkezinin yabancı bir gruba satıldığını, yatırılan paranın değer artışı ile birlikte iadesine yönelik başvurudan bir sonuç alınamadığını, davalılar tarafından yürütülen faaliyetin Bankacılık Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu, Türk Ticaret Kanunu’na aykırı olduğunu, paranın toplandığı dönemde davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalının da davacının zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalıların ilgili mevzuat çerçevesinde para toplayamayacaklarının tespitine, kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, davalı şirkete ödenen 40.000 DM (20.451,67.-EURO) karşılığı olan 44.175,61.-TL’nin değer artışı ve avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin şirket namına yaptıkları sözleşme ve işlemlerinden dolayı kural olarak şahsen sorumlu tutulamayacakları, bu işlemlerden dolayı şirket tüzel kişiliğinin hak ve borç altına girdiği, …’nun 336. maddesinde belirlenen ayrık durumlarda yönetim kurulu üyelerinin şahsen sorumlu olmaları gerektiği, bu ayrık durumların da mevcut bulunmadığı, taraflar arasında
resmi şekilde yapılmamış bir gayrimenkul satış sözleşmesinin bulunduğu, sözleşme ile sözleşmeden dönme hakkı da tanınmış olan davacının ödediği bedeli geri isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davalı … Nuri Osmanağaoğlu hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,diğer davalı hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7,… TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, …/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.