YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3793
KARAR NO : 2013/1104
KARAR TARİHİ : 21.01.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2010 tarih ve 2009/247-2010/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 05, 29, 30 ve 32. sınıf ürünler içeren “…”, “…” ve “…” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkili markaları ile iltibas yaratan, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp ayırt edici karakterlerini zedeleyecek nitelikteki 29. sınıf emtia içeren “…” ibaresinin marka olarak tescili için yaptığı başvuruya yönelik itirazlarının TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptalini ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı markaları ile müvekkili başvurusu arasında karıştırmaya sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ürünlerini ana unsuru birbirine benzeyen markalarla birlikte pazara sunduğu, davalı başvurusunun davacıya ait markalar ile benzer mahiyette bulunduğu, başvurunun davacı seri markalarını hatırlatıp çağrıştırdığı, başvurunun kapsamında yer alan 29. sınıftaki ürünlerin davacı markalarının kapsamında aynen yer aldıkları, davacı markalarından istifade eden ortalama tüketici ve yararlanıcıların davalı markasını gördüklerinden işletmeler arasında bağlantı kurmalarının yüksek ihtimal olduğu, davalının davaya konu ibareyi tescil ettirmesinin davacının seri markalı ürünleri için tüketiciler nezdinde tesis ettiği imaj, güven ve hatırlanırlıktan haksız olarak istifade etmsi sonucunu doğuracağı, başvurunun 556 sayılı KHK’nin 7/b ve 8/1-b maddeleri uyarınca reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, TPE YİDK kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmişlerdir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 21/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.