Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/4627 E. 2013/6115 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4627
KARAR NO : 2013/6115
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen …/…/2010 tarih ve 2009/237-2010/382 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen …/03/2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’in … Ltd. Şti.’ni temsilen hizmet binasının yapımı işi için Genel İnşaat Kolektif Şti. ile anlaşma gereği alacak borç takas mahsubu ile ….500 TL borçlandığını, davalının bu borcu ödememesi ve inkar etmesi yüzünden borç miktarının 43.000 TL.’ye ulaştığını, mevcut borcu …’in şirket adına ikinci defa ödemek zorunda kaldığını, …’den inşaat bedelini önceden alan davalının böylece anılan meblağı mal edindiğini ileri sürerek, 43.000 TL.’nın faiz masraf ve ücreti vekalet ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir müddet şirketin ortağı olduğunu ve daha sonra hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını, müvekkilinin tek başına şirketin yetkilisi olmadığını, davanın imza yetkisine sahip diğer şirket müdürü Ali Akçe’ye de yöneltilmesi gerektiğini, bunun yapılmamış olması nedeniyle davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, şirketi temsilen hareket eden …’in, davalı …’in şirketteki paylarını devretmesi amacıyla aralarında yapmış oldukları sözleşme gereğince, davalının şirketin geçmiş ve gelecek borçlarından sorumlu olmayacağını kararlaştırıp bu sözleşme gereğince şirket ortaklarının kararı ile …’in şirketteki payını dava dışı ….kişilere devrettiği, … ve diğer ortakların dava dışı … Genel İnşaat Koll. Şti. ile ilgili olan davadan haberdar oldukları ve buna göre pay devrinin gerçekleştiği ve …’in ile yapılan sözleşme gereğince şirketin geçmiş ve gelecek borçlarından ibra edildiği, daha sonra görülen dava neticesinde belli bir miktarın ödenmiş olması sebebiyle bu miktarın davalıdan istenilmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, bu durumun hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, davalının yönetici olduğu dönemde, şirket borcunu ödemeyip şirketi zarara uğrattığını, bu amaçla kendisine verilen parayı da mal edindiğini ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Dolayısıyla dava, limited şirket yöneticilerinin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. Nitekim dava dilekçesinde de davanın Akşahin Gıda Tarım Ürünleri Ltd. Şti. adına açıldığı belirtilmiş, mahkemece buna rağmen karar başlığında davacı olarak … ismi gösterilmiştir.
….’nun 556. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile somut uyuşmazlığa ….’nun 341. maddesinin uygulanması gerekecektir.
….’nun 341. maddesi hükmünde, sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararının bulunması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Bunun yanı sıra limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen ….’nun 539. maddesinin 7. fıkrası hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde bulunduğu öngörülmüştür.
….’nun 548. maddesinde, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde, idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların BK.’nun 531. maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir.
O halde ortak sayısı 20’den fazla ise davanın denetçiler tarafından, aksi halde yönetici olmayan diğer ortaklarca açılması gerekmektedir.
Somut olayda, yukarıda belirtilen Kanun hükümleri anlamında usulüne uygun alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunmadığı gibi, davanın yönetici ortakça açıldığı anlaşılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır.
Bu durumda mahkemece, HUMK’nun 39 ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi konusunda ortaklar kurulu ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve muvafakatlarının alınması ve vekaletnamelerinin ibrazı amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
…- Kabul şekli bakımından da mahkemece davalı …’in yapılan sözleşme ile geçmiş ve gelecek borçlardan ibra edildiği kabul edilmişse de bu şekilde bir ibra belgesinin düzenlenmesinde tek yetkili makam ortaklar kuruludur.
Dolayısıyla mahkemece anılan ibranamenin geçerli olup olmadığının bu kapsamda incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
…- Yukarıda açıklanan bozma neden ve kapsamına göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.