YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6436
KARAR NO : 2013/8700
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.12.2010 tarih ve 2005/308-2010/192 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalılardan … tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı ile arasında 02.12.2003 tarihinde FSEK uyarınca devir sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirilmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmamasına rağmen davalının keyfi bir şekilde 24.05.2005 tarihinde bir ihtarname düzenleyerek sözleşmenin devamının kendisi için çekilmez bir hal aldığını belirterek FSEK uyarınca sözleşmeden cayma hakkını kullandığını, davalının ihtarnamesinde dayanak olarak gösterdiği hususların dayanaksız olduğunu, müvekkilinin maddi olarak büyük bir yük altına girdiğini ileri sürerek, cayma hakkına itirazın kabulüne, taraflar arasındaki akdi ilişkinin tüm unsurlarıyla devamının teminine, şimdilik 1.000 YTL maddi, 1.000 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 32.880 YTL’na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme ile kendisine düşen edimlerin bir kısmını hiç, bir kısmını ise yeterince yerine getirmediğini, sözleşmenin imzalanmasından cayma tarihine kadar yalnızca 4.000 YTL ödeme yapıldığını, ihlallere son vermesi için davacı tarafa yapılan sözlü başvuruların semeresiz kaldığını, sözleşmenin 13. maddesi uyarınca müvekkilinin
sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğunu, esasen sözleşmede edimler arasında aşırı bir dengesizlik olduğunu, zira sözleşme ile davacıya 10 yıllık bir süre içinde, eserleri çoğaltma, radyo/tv ile yayın yapma, yayma, üçüncü kişilere devir, basın hakla ilişkiler ve menejerlik hakları vs gibi tüm hakların verildiğini, ayrıca müvekkili tarafından hazırlanacak yeni eserin mali hakkınında davacıya devredilme taahhüdünün bulunduğunu, buna karşılık davacının eser sahibine yapacağı ödemeden hiç bahsedilmediğini, müvekkilinin tecrübesizliğinden yararlanılarak sözleşmenin imzalandığını, bu bakımdan BK’nın 21. maddesine göre de sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, müvekkilinin sözleşmeye konu edimini yerine getirdiğini ve CD’lerin masterlarını, çoğaltmaya hazır şekilde davacıya teslim ettiğini, bunun ötesinde müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmeden cayılmasının nedeninin davacının kusurlu davranışları olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında ise, müvekkiline yapılan ödemenin çok düşük olduğunu iddia ederek şimdilik 3.000 YTL telif bedeli ile 2.000 YTL maddi ve 5.000 YTL manevi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşme ile kararlaştırılan edimleri fazlası ile yerine getirdiğini karşı davanın reddini istemiştir.
Birleşen (2006/290 E.) davada davacı vekili, müvekkili ile dava dışı … arasında mali hakların devrine yönelik 02.12.2003 başlangıç tarihli 10 yıllık bir akit düzenlenmiş iken, …’un sözleşmeden caydığına dair bir ihtarname keşide etmesi üzerine, cayma hakkına itiraz davasının görülmeye başlandığını, davalı şirkete …’la olan fiili ve hukuki uyuşmazlığın ihtarına ve kendilerinin mali haklarının müvekkiline ait olan albümü piyasaya sürmelerinin hukuka aykırılık teşkil edeceğinin bildirilmesine rağmen davalı şirketin tecavüz teşkil eden eylemlerini sürdürdüğünü ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 YTL maddi 10.000,00 YTL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, adı geçen sanatçının davaya konu sözleşmeden caydığını, cayma hakkının karşı tarafa ulaştığında hüküm ve sonuçlarını doğuran tek taraflı bir irade beyanı olduğunu, sanatçı ile davacı arasında sanatçının “Bir Pesimistin Göz Yaşları” isimli eseri için sözleşme yapıldığını, sanatçının ileride çıkaracağı eserlerle ilgili olarak 10 yıllık değil, 3 yıllık bir tahdit konulduğunu, esasen asli iktisap konusu hakların henüz vücuda getirilmemiş eserler için kullanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen (2009/178 E.) davada davacı vekili, cayma hakkına itiraz ve mali ve manevi haklara tecavüz sebebiyle açılmış olan 2005/308 esas sayılı dosyada faiz talep edilmesinin sehven unutulduğunu iddia ederek, talep edilen tazminat yönünden dava tarihinden tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesini istemiştir.
Davalılardan İrem Müzik Yapım Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin on yıllık bir sözleşme olması, yapılmasından bir buçuk yıl sonra cayma iradesinin ortaya konulması ve davacının bu sözleşme ile ilgili olarak yaptığı edimler dikkate alındığında davalının süre vermeme gerekçesinin yeterli ve doyurucu kabul edilmediği, şekli bir şart olan ve kanunda açıkça belirtilen “münasip bir mehil” davacıya verilmediğinden caymanın geçersiz olduğu sonucuna varıldığı, sözleşmenin 7.4 maddesi ile besteci ve söz yazarı olan davalı …, üç yıl boyunca başka yapımcı firma ile herhangi bir anlaşma yapmayacağını taahhüt etmesine rağmen birleşen dosyanın davalısı ile üç yıllık süre içinde başka bir albümle ilgili olarak sözleşme yapmak suretiyle sözleşmeyi ihlal ettiği gibi, 7.5 maddesi ile de üç yıl içinde yeni bir eser meydana getireceğini ve bu yeni eserle ilgili olarak yine davacı …/… ile yeni bir sözleşme yapacağını taahhüt etmesine rağmen bu
taahhüdüne aykırı olarak ikinci eserini birleşen dosyanın davalısı İrem Müzik adına yaptığı, her ne kadar davalının cayma ihtarnamesi FSEK’nın 50/2. anlamında tasarruf muamelesine ilişkin taahhütte ilişkin sözleşmenin feshi kapsamında değerlendirilse dahi, yine aynı maddede bu feshin, ihbar tarihinden bir yıl sonra hüküm ifade etmek üzere yapılması gerektiği, davalı … caymanın yanında sözleşmenin 7.5. maddesi yönünden fesih ihbarı olarak da değerlendirilebilecek noter ihtarnamesinin düzenlendiği tarih 24.05.2005 olup, davalı …’un birleşen dosyanın davalısı İrem Müzik’in yapımcılığını üstlendiği “Romantizma” isimli albümünün piyasa çıkış tarihi Ağustos 2005 olduğundan bu fesih yönünden de yasal süreye uyulmadığı, birleşen dosyanın davalısı İrem Müzik’in “Romantizma” isimli albümden elde ettiği kârın davacının yoksun kaldığı kâr olarak kabul edilebileceği, davalı … (sahne adı Sagopa Kajmer) tarafından inkar edilmeyen ve kendi sitesinde yayınlanan 11.08.2005 tarihli internet çıktısında bulunan açıklamalarında davacı …’in verdiği sözleri tutmadığı, baştan savma, amatörce davrandığı, ısrarla yerine getirilmeyen olguların bulunduğunu ileri sürdüğü, davalının kamuya açıklanan bu sözlerinin MK’nın 24 vd ile BK’nın 49. maddesi kapsamında şahsiyet haklarına tecavüz olarak değerlendirildiği, sözleşmenin 7.5 maddesinde belirtilen hükmün sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği sözleşmenin tarafı olmayan İrem Müzik’i bağlamayacağı gerekçesiyle asıl davanın ıslah edilen kısmı da dikkate alınarak kısmen kabulüne, cayma hakkına itirazın kabulüne, caymanın geçersizliğine, 3.010 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın HUMK’nın 409/5 uyarınca açılmamış sayılmasına, birleşen (2006/290 E.) davanın reddine, birleşen ( 2009/178 E.) davada davalılardan … yönünden açılan davanın kabulüne, diğer davalı yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalılardan …’un tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin ve davalılardan …’un bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 54,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 42,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.