Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/6939 E. 2013/9254 K. 07.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6939
KARAR NO : 2013/9254
KARAR TARİHİ : 07.05.2013

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.03.2011 tarih ve 2008/43-2011/65 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkili ile davalının aynı alanda faaliyet gösterdiğini, damacanalarda satılan sular için plastik pompa imalatı yaptığını, dava dışı kurumdan ‘Damacanalarda kullanılan pompalar için kilitleme düzeneği ve uzunluğu ayarlanabilir emiş borusu’ konulu faydalı modeli adına tescil ettirdiğini, ceza mahkemesine başvurarak ‘uzunluğu ayarlanabilir emiş borularının’ toplatılması kararı aldırdığını, müvekkilinin 9.720 takım boru ile bu boruların üretiminde kullanılan kalıplarına el konulduğunu, faydalı model konusunun asla faydalı model belgesine konu olmayacak ürün olduğunu, davalının bilerek faydalı model belgesi aldığını, şikayet hakkını da kötüye kullanarak müvekkilinin maddi ve manevi zararına neden olduğunu ileri sürerek, 40.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin faydalı modelinin yeni olduğunu, yapılan işlemlerin yasal dayanakları bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, tazminat talepleri ile birlikte hükümsüzlük istemi olmadığından davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığı, davalı faydalı modelinin hükümsüzlüğüne karar verildiği, davacı şirketin yetkilisinin de ceza dosyasında beraat ettiği, davalının şikayet hakkını kullandığı, davalının kötüniyetinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davalının damacanalarda kullanılan pompalar için kilitleme düzeneği ve uzunluğu ayarlanabilir emiş borusu için faydalı model belgesi aldığını, bu sistemin sektörde faaliyet gösterenlerce öteden beri bilindiğini, kötüniyetli olarak tescile bağladığını, şikayeti sonucu müvekkilinin mallarının toplatıldığını, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürmüştür. Davalı, faydalı modelinin kendisi
adına tescilli olduğunu, şikayet hakkını kullandığını savunmuştur. Dava konusu olayda davalı adına tescil edilen faydalı modelin harcı alem olup olmadığı, başka bir anlatımla, sektörde herkesce öteden beri bilinip bilinmediğinin, tescilin kötüniyetli olarak yapılıp yapılmadığının tartışılması gerekecektir. Ayrıca, her ne kadar davalı adına tescil edilen faydalı model hükümsüz kılınmış ise de işbu dava tarihi itibariyle hükümsüzlük davasında verilen karar da kesinleşmiş değildir. Bu durum karşısında, uyuşmazlığa 551 sayılı KHK’nın faydalı modele ilişkin hükümleri tatbik edilecektir. O halde, anılan KHK’nın 146/1. maddesi uyarınca davanın fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en son 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir. Bu durumda, davanın bağlı olunan adalet komisyonunda bu davalara bakmakla görevlendirilmiş mahkemece görülmesi gerektiğinden Torbalı İlçesi’nin bağlı bulunduğu … İli Adli Yargı Adalet Komisyonu’nda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş ihtisas mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın … Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus gözönüne alınmadan yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına karar vermek gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.