YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7918
KARAR NO : 2013/10669
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.10.2010 tarih ve 2009/366-2010/418 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılardan … vekili Av. … ile davalılardan … vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili …’nün “Böcük” unvanı ile işlettiği Altı Artı Bir Turizm Ltd. Şti’ni, işyeri adresinden tahliye ettikten sonra birlikte yaşadığı davalı … adına kiralanan taşınmazda inançlı işlem yoluyla “…-Avatar Gıda ve Turizm Ticaret” adıyla tescil ettirdiğini, kendisine ait tüm demirbaşların yeni işyerine aktarılarak kira ve tüm peşinatların müvekkilince karşılandığını, kullanılan banka kredilerinin bu işyerine harcandığını, ancak davalının işyerinin kendisine ait olduğunu iddia ettiğini, davalı …’nin ise müvekkilinin borçlarını ödeme konusunda varılan anlaşma kapsamında para verdiğini, davalıların 12.03.2008 tarihli sözleşme ile işyeri ortağı olarak gösterildiklerini ileri sürerek, dava konusu “Avatar Gıda’nın” müvekkillerine ait olduğunun tespitini, davalı … adına olan işyeri kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini, muarazanın önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, namı müstear yolu ile yapıldığı ileri sürülen işlemlerin yazılı deliller ile kanıtlanması gerektiği, davacı tarafın bu konuda dayandığı 12.03.2008 tarihli tarafların imzasını taşıyan belgenin, dava dışı bir firmadan alınacak ürünlerin gelirinden ödenecek kâr payı sözleşmesi olduğu, ticaret sicil
kayıtlarında Avatar Gıda’nın ticari işletme olarak davalı … adına kayıtlı bulunduğu, bu nedenle davalı …’nin bu yöndeki davayı kabulünün diğer davalılar yönünden hukuki sonuç doğurmayacağı, gerek davacı şirketin gerekse Avatar Gıda’nın ticari defter ve muhasebe kayıtlarında, davalı işletmenin davacı tarafa aidiyetine ilişkin bir delil veya belgenin bulunamadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı … vekili temyiz etmiştir.
Dava, muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı taraf, ticaret sicilinde davalı … adına kayıtlı bulunan, dava konusu “…-Avatar Gıda ve Turizm Ticaret” isimli işletmenin kendilerine ait olduğunu ileri sürüp, bunun delili olarak da davalılardan …, … ve …’nin imzasını havi 12.03.2008 tarihli belgeyi sunmuş, davalılardan … ve … de bu belgenin dava konusu işletme ile ilgili olduğunu kabul etmiş, sadece davalılardan …, davacının bu sözleşme ile üzerine düşen edimini yerine getirmediği için hak sahibi olmadığını savunmuştur.
Bir ortaklar kurulu kararını andıracak şekilde kaleme alınmış bu belgenin, “Avatar Gıda ve Turizm …-Böcük Bar” isimli firma için düzenlendiği, belgede tarafların ortaklık oranlarının belirlendiği, ek maddelerde de davacı …’e verilecek kâr payının, 01.04.2008 tarihine kadar otomasyona geçilmesinin, firmaya mali müşavir olarak İbrahim’in, finans müdürü olarak Mert’in, şirket müdürü olarak da davacı …’in atanmasının ve denetçi olarak da davalılardan …’nın görevlendirilmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla mahkemenin dayanılan bu belgenin dava konusu işletme ile bir ilgisinin olmadığına, sadece dava dışı bir firmadan alınacak ürün gelirinden düşecek kâr payına dair bir sözleşme olduğuna ilişkin gerekçesine itibar edilemez.
Bu durum karşısında mahkemece, anılan belgenin dava konusu işyeri ile ilgili olduğunun kabul edilmesi, her ne kadar davacı tarafça bu işletmenin tamamının kendilerine ait olduğunun tespiti ve adlarına tescili talep edilmişse de, davacı tarafın davadaki fazlaya ilişkin talebinin içinde, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, dayanılan belgeye göre dava konusu işyerinin ortaklarından birisinin de davacı … olduğunun ve davalıların bu hususta çıkardıkları muarazanın giderilmesi isteminin de bulunduğu gözetilerek, neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı … yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının mümeyyiz davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı …’ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı …’ye iadesine, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.