YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/820
KARAR NO : 2013/963
KARAR TARİHİ : 17.01.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
(… DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ)
Taraflar arasındaki davada verilen Hakem Kurulu’nun 15.09.2010 tarihli kararının davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine dava dosyası … Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin 21.12.2010 tarih ve 2010/1 Hakem sayılı kararıyla Dairemiz’e gönderilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.01.2013 gününde davacı avukatı … geldi, davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, lahiyalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 08.04.2010 tarihli icap ve 09.04.2010 tarihli kabul beyanlarını içeren e-mailler gereğince müvekkilinin davalıya ait yükün gemi ile taşınmasını üstlendiğini, ancak davalı brokerinin gönderdiği iptal yazısı sonucu söz konusu taşımanın yapılamadığını, bu nedenle TTK’nun 1040. maddesi uyarınca müvekkilinin yarı miktardaki navluna hak kazandığını ileri sürerek, kararlaştırılan navlun tutarı olan 23.500,00 USD’nin TTK’nun 1040. maddesi uyarınca yarısı olan 11.750,00 USD pişmanlık navlunu alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, yazılı şekilde yapılmış geçerli bir tahkim sözleşmesinin bulunmadığını, bu nedenle hakem heyetinin anlaşmazlığın çözümünde görevli olmadığını, davacının bir zararının oluşmadığını, taraflar arasında geçerli bir taşıma sözleşmesi kurulmadığını savunmuştur.
Hakem heyeti tarafından yapılan tahkim yargılaması sonucu iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tahkim şartının geçerli olduğu, sözleşmeyi fesheden davalı alt taşıtanın davacı alt taşıyana pişmanlık navlunu ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle istemin kabulüne oy çokluğu ile karar verilmiş, karar mahkemece tasdik edilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, pişmanlık navlunu istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kararlaştırılan tahkim şartı uyarınca 21.06.2001 tarihli, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu hükümleri gereğince hakem heyetinde görülerek hükme bağlanmıştır. Somut olayda, taraflar arasında kurulan taşıma akdinde akdin ifa yerinin tarafların yerleşim yerinden başka bir devlette bulunduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın 4686 sayılı Kanun’un 2/2-b maddesi kapsamında yabancılık unsuru taşıdığı ve bunun sonucu tahkimin milletlerarası nitelik kazandığı anlaşılmaktadır.
4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’na göre verilen hakem kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yolu anılan Kanun’un 15.maddesinde düzenlenmiş olup, hakem kararlarına karşı yalnızca asliye hukuk mahkemesinde iptal davası açılabileceği ve mahkemenin bu konuda verdiği karara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği öngörülmüştür. Bu durumda mahkeme kararlarına karşı gidilebilecek olan temyiz ve karar düzeltme yollarına Milletlerarası Tahkim Kanunu’nda yer verilmemiştir. Bu itibarla, davalı vekilinin hakem kararının taraflara tebliği amacıyla hakem heyeti tarafından mahkemeye ibraz edilen hakem kararına karşı yaptığı temyiz isteminin 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 235,70 TL harcın temyiz edene iadesine, 17.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.