YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8429
KARAR NO : 2013/10481
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.03.2011 tarih ve 2009/361-2011/91 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.05.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı asil … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan 39.717 USD tutarındaki alacağına karşılık davalı tarafından düzenlenen 30.01.2004 vade tarihli senette yazılı borcun 4.500 YTL’lık tutarının davalı tarafından ödendiğini, ancak bakiye borcun ödenmediğini ileri sürerek, 39.312 USD tutarındaki alacağın 30.01.2004 vade tarihi itibariyle T.C.M.B. efektif satış kuru karşılığının değişir oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların dava dışı T-TA Ltd. Şti.’nin ortakları olup, davacının “%15 hissesini dava dışı …isimli şahsa devredeceğini ve karar defterinin imzalanması gerektiğini” söylemesi üzerine müvekkilinin birisi hisse devrinde, diğeri banka lehine olan ipoteğin kaldırılmasında kullanılmak üzere iki adet boş kağıda imza attığını, bunlardan ilkinin hisse devrine dair ortaklar kurulu kararında kullanıldığını, ancak diğerinin hiçbir işlemde kullanılmadığını, sürekli talep edilmesine rağmen imzalı boş kağıdı iade etmeyen davacının üzerini kendisinin doldurduğunu, müvekkilinin davacıya bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin davacıya kısmi ödeme yaptığı iddiasının da doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalı tarafça boşa imzalı kağıdın anlaşma dışı doldurularak davalının borçlandırıldığı, belgenin sahte olduğu savunulmuş olup, sahtelik iddiasının “hadise” şeklinde incelenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı savunmasının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından imzalanan ve borç ikrarını içeren belgede yazılı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma kararında davalının sahtelik ile ilgili ileri sürdüğü hususların hadise şeklinde incelenerek buna ilişkin itirazların cevaplandırılması gerektiği belirtilmiştir. Davalı, dava konusu belgenin açığa imzalı olarak ve davacıya ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması
amacıyla düzenlendiğini ve belgede Şekerbank ibaresine yer verilmediğini, belgedeki siyah şeritlerin altında Şekerbank ibaresinin yazılı olduğunu ileri sürmüş, davacı ise, belgedeki boşluklara sonradan bir ekleme yapılmaması için davalının bu boşlukların siyah şerit ile kapatılmasını istemesi nedeniyle anılan şeritlerin yapıldığını beyan etmiştir.
Bu durumda mahkemece belge üzerinde inceleme yaptırılarak davalının savunmasında ileri sürdüğü hususların mevcut olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, anılan savunma üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2013tarihinde oybirliğiyle karar verildi.