Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/857 E. 2013/1304 K. 22.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/857
KARAR NO : 2013/1304
KARAR TARİHİ : 22.01.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2010 tarih ve 2009/563-2010/333 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.01.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili asıl ve birleşen davada, davalının, müvekkilerininde ortağı olduğu dava dışı …’nin tek başına temsil ve ilzama yetkili olduğunu, kötü niyetli olarak tek başına karar verip imzaladığı rödavans sözleşmesi ile faal olan 47 yıllık şirketin üretim faaliyetini tümü ile sona erdirdiğini, birçok büyük şirkete hammadde veren …’nin içini boşaltarak yetkisini kötüye kullandığını, diğer şirket müdürünün bilgi ve iradesi dışında şirketi kasten tasfiye haline getirdiğini, şirketin yönetiminde şirket menfaatlerine aykırı davrandığını ileri sürerek, davalının müdürlük görevinden azlini talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, asıl davadaki davacının şirketi hiçbir zaman basiretli bir tacir gibi idare etmediğini, şirketi ve ortakları zarara uğratacak işlemler yaptığını, şirketin bilgi ve belgelerini diğer ortaklardan gizleyerek rekabet yasağını ihlal etiğini, şirketin halen … Ailesi ve … Ailesi’nin eşit şekilde %50 şer ortaklığında bulunduğunu, şirketin müdürlerinin asıl davadaki davacı ve davalı olduğunu, müdürlerin her birinin şirketi tek başına temsil ve ilzam etmeye münferit imzalarıyla şirketi borç ve yükümlülük altına sokmaya, her türlü sözleşme ve kıymetli evrakı tanzim ve imzaya yetkili olduklarını, davacıların kötüniyetli olduklarını savunarak, davanın yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava dışı …’nin yarı yarıya “…” ve “…” ailelerine ait olduğu, şirketin uzun süre asıl davadaki davacı … tarafından münferit imza ile yönetildiği, benzer mahiyetteki dosyalarda yaptırılan ticari defter ve belge incelemelerinde … yönetiminde iken tarafların ortak olduğu şirketin zararda gösterildiği, davalı tarafından münferit temsil yetkisine dayalı 05.09.2007 tarihinde … şirketi ile rödavans sözleşmesi imzalandığı, davalının müdürlük yetkisine dayalı olarak temsilen yaptığı tek işlemin bu sözleşme olduğu, ancak taraflar arasındaki uyuşmazlıklar nedeniyle henüz uygulamaya geçemediği, davalı tarafından imzalanan rödavans sözleşmesinin şirket yararına olmadığı, ne varki MK.nun 2. maddesi uyarınca, davanın iyi niyet kurallarına uymadığı, kar elde edebilen şirketin davacı … döneminde zararda gösterilmesi, suiniyetli bir hareket olarak kabul edildiği, davalının anılan bu sözleşmeyi, şirketin zararda gösterildiği dönemde yaptığı dikkate alınınca tarih itibariyle rödavans bedelinin makul olduğu, şirket aleyhine olduğu ileri sürülen sözleşmenin iptalinin istenmesi ve bu konuda açılan davaların takip edilip, olumlu sonuç alınmasının gerektiği, bunlara yönelmeden doğrudan davalının müdürlükten azlininin istenmesinin, MK.nun 2. maddesindeki iyiniyet kurallarına aykırı görüldüğü, azil halinde davacı …’in şirketi tek başına, davalı gibi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür kalacağı, davanın kötü niyetli olarak şirketteki iki aile arasındaki uyumsuzluğa dayalı “… “ ailesi hissedarlarına zarar vermek amacıyla açıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 31,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılardan alınmasına, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.