Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/8810 E. 2013/11841 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8810
KARAR NO : 2013/11841
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ : .. 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2011 tarih ve 2008/6-2011/40 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.06.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ATV logosu ile yayın yapan televizyon kuruluşunun sahibi olduğunu, 2002 yılından itibaren ATV ana haber bülteninin haber akışı, konsepti, formatı ve görsel unsurları ile bir bütün olarak kendine özgü bir karakterle …’nin en çok izlenen haber bültenlerinden birisi haline geldiğini, davalıların ise 31/12/2007 tarihinden itibaren müvekkiline ait haber programının formatını aynen alarak SHOW TV ana haber bülteninde yayınladıklarını, “Haberin Merkezi” sloganının da davalılarca aynen kullanıldığını, ayrıca “Haberin Merkezi Artık Yeni Adresinde”, “Haberin Merkezi Adres Değiştirdi”, “Haberin Merkezi Show TV’ye Taşınıyor” gibi anonslar yaptıklarını, davalılardan …’nın, müvekkili şirkette çalışan 30 civarındaki kişiyi birlikte götürdüğünü, bunlar içerisinde logo ve animasyon tasarımı işlerinden sorumlu kişi ile haber yayın yönetmeninin de bulunduğunu, giden kişilerin müvekkilinin fikri mülkiyete konu olan tüm iş unsurlarını da rakip kanala taşıdığını, davalıların eylemlerinden dolayı müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davalıların eyleminin müvekkilinin fikri mülkiyet haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitini ve önlenmesini, (250.000) TL manevi tazminatın ve FSEK’nın 68. maddeye göre 3 kat hesabı ile şimdilik (100.000) TL maddi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, FSEK’nın 70/3. maddesine göre karşı tarafın elde ettiği kârın da müvekkiline verilmesini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili …’in Aks Televizyon A.Ş. yönetim kurulu başkanı olarak husumet ehliyetinin bulunmadığını, bütün televizyon kanallarının ana haber bültenlerinin temel yapısının, yayın akış ve biçiminin aynı olduğunu, haber bültenlerini birbirinden ayıran en belirgin özelliğinin haberi sunan kişinin bizzat kendisi olduğunu, ayırt edici özelliklerde bir benzerliğin bulunmadığını, “Haberin Merkezi” ifadesinin ilk kez davalılardan … tarafından bulunduğunu ve … ile özdeşleştiğini, “Haberin Merkezi Taşınıyor” vb. ifadelerle ekip bazında yapılan anlaşmanın ifade edilmeye çalışıldığını, ana haber bültenlerinin formatlarının eser niteliğinde kabul edilse bile FSEK’nın 18/1-2 maddesine göre eserin sahibinin gerçek kişi olduğunu, yayıncıların eser sahibi olmayacağını, FSEK’nın 18/3 maddesi gereğince işverenlerin mali hakları kullanabilmeleri için eser sahibi sıfatını taşıyan gerçek kişilerle mali hakların devrine ilişkin FSEK’nın 52. maddeye uygun bir sözleşmenin yapılmasının gerektiğini, haber bülteninin sunum şekli, slogan ve renklerinin davalı …’in fikri olduğunu, logo, animasyon, grafik ve tasarım işlerinin davalı … tarafından yapıldığını, haber bültenlerinin tüm yönleriyle müvekkilleri tarafından hazırlandığını, haber bültenlerinin eser niteliğinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, televizyon program formatlarının yazılı bir metin halinde ve sabit olarak tekrarlanabilir şekilde tespit edilmesi, özgün olması ve buna bağlı olarak hususiyet taşıması koşullarıyla FSEK’nın 2. maddesi anlamında bir ilim ve edebiyat eseri sayılabileceği, somut olayda davacı tarafından metin haline getirilerek oluşturulmuş yazılı bir format belgesinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının televizyon program formatına dayalı olarak eser sahipliği iddiasıyla talepte bulunamayacağı, ancak eser niteliğinde olmasa bile yasal koşulların mevcudiyeti halinde, televizyon program formatlarının TTK’nın 56 vd. maddeleri çerçevesinde haksız rekabet hükümlerine göre korunabileceği, bu noktada özgün olmayan ve yayıncılık sektöründe, benzer programlarda başkaları tarafından da kullanılan anonim unsurların değerlendirme dışı bırakılacağı, somut davada davacı tarafın ATV ana haber bülteni formatının unsurlarının davalıya ait programdan farklı olduğu, öte yandan davacının dayandığı unsurların bir kısmının, haber bültenlerinde jenerik olarak ve yaygın şekilde kullanılan, özgün olmayan anonim unsurlar niteliğinde olup, bir kısmı ise programı hazırlayan ve sunan kişilerin kişisel çaba ve özelliklerinden kaynaklandığı, “Habere Hoş Geldiniz”, “Haber Merkezinden İyi Akşamlar” gibi söz dizilerinin televizyon haber kanallarında sıkça kullanıldığı, bu ibareler üzerinde davacının hak iddia etmesinin mümkün olmadığı, ayrıca davacının “Haberin Merkezi” ibaresi üzerinde hak sahibi olduğunu ve bu sloganının kendisi tarafından ilk kez yaratılıp kullanılmaya başlandığını ispat edemediği, dava konusu duyuruların ise davalılardan … ve ekibinin Show TV televizyon kanalına geçtiğinin televizyon izleyicilerine duyurulması amacına yönelik olduğu, bu duyurulardaki “taşınma” veya “haberin merkezinin taşınması” biçimindeki vurguların tamamen Ali Kırca ve ekibinin başka bir televizyon kanalına geçtiği hususunda izleyiciye haber verilmesi amacını taşıdığı, jenerik nitelikteki “Haberin Merkezi” ibaresinin böyle bir duyuruda kullanılmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, yine çalışma özgürlüğü bakımından bu kimselerin ekip olarak birlikte hareket etmek suretiyle rakip bir firmaya geçmelerinin, daha önce çalıştıkları ticari işletmenin ticari sırları veya iş yapma teknikleri, müşteri portföyü gibi unsurlar kullanılmadığı ve bu kimselerin çalıştıkları işletmeden ayrıldıktan sonra belli bir süre başka bir rakip işletmede çalışmayacakları yönünde kısa süreli rekabet yasağı getiren özel bir sözleşme hükmü bulunmadığı sürece haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.