Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/953 E. 2013/957 K. 17.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/953
KARAR NO : 2013/957
KARAR TARİHİ : 17.01.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.10.2010 tarih ve 2009/289-2010/581 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.01.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi …’un bankadan almak istediği konut kredisi nedeniyle davalı şirkete aralarında emeklilik ve hayat sigortasının da bulunduğu sigorta poliçelerinin yaptırıldığını, sigortalı …’un 22.08.2008 tarihinde öldüğünü, davalıya başvuruda bulunulmasına rağmen davalı şirketin sigorta poliçesi ile taahhüt ettiği tazminatı ödemediğini, davalının ödememe gerekçelerinin yerinde olmadığını ileri sürerek, 15.840,00 TL tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçe tanziminden önce davacıların murisinde bulunan kalp yetmezliği rahatsızlığının sigorta başvuru formunda beyan edilmediğini, sigortalının ölüm nedeninin poliçe başvuru formunda belirtilmeyen hastalıktan kaynaklandığını, beyan edilmeyen hastalık nedeniyle gerçekleşen vefat tazminatının yasal hükümler çerçevesinde ödenmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta ettiren …’un gömme izin kağıdında ölüm sebebinin kalp yetmezliği olarak belirtildiği, yine celp edilen dahiliye polikliniğinin 29.06.2006 tarihli poliklinik epikrizde teşhis bilgisi olarak konjestif kalp yetersizliği belirtilmiş ise de muris …’un sigorta poliçesi tanzim tarihinden önce başlayan kalp yetersizliği teşhisi ve ilaç kullanımı bulunmadığı, murisin dahiliye polikliniğindeki muayenesinin dışında kalp hastası olduğuna dair başkaca bilgi ve belgenin sunulmadığı, sigortalının sigorta sözleşmesinin kurulmasında doğru bilgi verme yükümlülüğünün ihlal ettiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 15.840,00 TL’nin 20.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kredili hayat sigorta poliçesi uyarınca ödenmesi gereken bedelin tahsili istemine ilişkindir. Davacıların murisi bulunan …’un ölmeden önce dava dışı bankadan kullandığı konut kredisi nedeniyle muris için davalı sigorta şirketi nezdinde hayat sigortası yaptırılmış olup, düzenlenen poliçede dava dışı “… …-… Şubesi” menfaattar olarak gösterilmiştir. Bu durumda, söz konusu poliçeye dayalı olarak istenen tazminatı talep etme hakkı öncelikle dava dışı bankaya ait bulunmaktadır. Bu nedenle sigortalının mirasçıları tarafından açılan davada aktif husumet ehliyetine ilişkin olup, mahkemece re’sen göz önüne alınması gereken bu hususla ilgili olarak öncelikle davacılara dava dışı bankanın açılan bu davaya muvafakat verdiğine ilişkin olarak muvafakatname almaları için gerekli süre tanınması, muvafakatname alınarak husumet ehliyetine ilişkin eksikliğin giderilmesi halinde uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, aktif husumet ehliyetine ilişkin bu eksiklik giderilmeden yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına karar verildi.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.