Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/9664 E. 2013/12396 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9664
KARAR NO : 2013/12396
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2011 tarih ve 2008/80-2011/120 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili ve davalı… Bank A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılardan … A.Ş. vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İngiliz vatandaşı olduğunu, 2001 senesinde 14.000 Pount tutarındaki parasını faiz almak amacıyla … barda tanıştığı ve sürekli sohbet ettiği davalı …’ın tavsiyesiyle … Bankası’na yatırdığını, daha sonra parasını … bankasından … Bankasına aktararak İngiltere’ye döndüğünü, 2006 yılının Haziran ayında davalı …’ın kendisine daha fazla faiz vereceği … ’a yatırmasını tavsiye ettiğini, müvekkilinin davalı …’a güvenerek bu işlemi gerçekleştirdiğini, toplam 108.000 TL parayı … … Şubesi’ne yatırdığını, davalılardan … ile konuşan davalı …’ın daha fazla yüksek faiz alacağını söyleyerek … bir talimatı müvekkiline imzalattığını, bankaya yatırılan paranın faizlerinin … ’deki banka hesabına yatırılması gerekli iken bu güne kadar faiz ödemelerinin çok düzensiz olarak ve müvekkilinin davalı …’a sürekli telefon etmek zorunda kalması sonucunda bankaya yatırıldığını, müvekkilinin daha sonra … ’ye geldiğinde parasını çekmek istediğini, banka yetkililerinin parayı İngiltere’deki bankaya gönderebileceklerini söylediklerini ve ödemediklerini, daha sonra davalı …’a para çekme yetkisi verilmediği halde banka yetkilisi tarafından paranın davalı …’a ödendiğini, bu şekilde bir çok İngiliz vatandaşını dolandırdıklarını öğrendiklerini, nitelikli dolandırıcılık sucundan soruşturmanın devam ettiğini, banka görevlisini görevini kötüye kullandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 30.06.2008 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 80.127 TL’nın faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin görevi itibariyle müşteriyle direkt temasa geçecek bir yetkisinin bulunmadığını, onlar adına işlem yapacak sorumluluğa sahip olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … A.Ş. vekili, müvekkili bankanın sahte talimatla başkasına ödediği 28.000 TL’yi davacıya geri ödediğini, bu işlem dışında usulsüz yapılan bir işlemin olmadığını, davacı tarafın beklenen özen ve dikkati göstermediğinden varsa zararını oluşmasında ağır kusurlu olduğunu, davacının imzaladığı belgelerin içeriğini bilmediği yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının … … Şubesi nezdindeki hesabından, hesap açılışında hile ile iradesi sakatlanmak suretiyle kendisinden alınan yazılı belge gereğince 29.06.2006 tarihinde 50.000 TL, 31.07.2006 tarihinde 28.000 TL ve 29.11.2006 tarihinde 30.000 TL olmak üzere toplam 108.000 TL’nin çekildiği, davalı bankanın davacının hesabına 27.873 TL ödemede bulunduğu, gerekçesi davanın kabulü ile 80.127 TL alacağın (50.000 TL’nin 29/06/2006 tarihinden itibaren, 28.000 TL’nin 31/07/2006 tarihinden itibaren, 2.127,00 TL’nin 29/11/2006 tarihinden itibaren) mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili ve davalı … Bank A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Bankalar yazılı ve sözlü duyurularla halktan faiz veya ivaz karşılığında topladıkları paraları Türk ekonomisinin güçlenmesi doğrultusunda değerlendiren ve aynı zamanda bu mevduatlardan para kazanan kuruluşlardır. Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.(4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK 306 ve 307. maddeler uyarınca ödünç alan,akdin sonunda ödünç verilen parayı iade ve eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 372/1 maddesi uyarınca usulsüz tevdi de paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde,usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Bankalar türlü bahanelerle, yararlandıkları bu mevduatı mudilere iadeden kaçınamazlar. Bu itibarla, sahtecilik fiili davalı bankaya karşı işlendiğinden ve davacının davalı …’a husumet yöneltmesi mümkün bulunmadığından mahkemece davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre de, davalı … hakkında … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/92-2009/348 sayılı dosyası ile ceza davası açıldığına göre ceza davasının sonucu beklenilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın bu davalı yönünden ONANMASINA, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.373,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı … A.Ş.’den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …’a iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.