Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/10259 E. 2013/9407 K. 08.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10259
KARAR NO : 2013/9407
KARAR TARİHİ : 08.05.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.02.2012 tarih ve 2011/72-2012/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’nun, diğer davalı TPE’ne “FLEXİM” ibaresinin marka olarak tescili amacıyla başvurduğunu, başvuruya müvekkiline ait “GARANTİ FLEXİ” ve “FLEXI” ibareli markalarla ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu ve markaların karıştırılma ihtimali bulunduğu, müvekkilinin markalarının tanınmış marka olduğu, davalının bu tanınmışlıktan haksız yarar sağlayacağı gerekçesiyle yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini ileri, sürerek YİDK kararının iptalini, markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, tescili talep olunan marka ile itiraza mesnet markanın ortak kullanımında olan “FLEX” ibaresinin “esnek, kablo” anlamına geldiğini, bu yönüyle tescili talep olunan markanın mallar/hizmet sınıfında yer alan mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliğini, sonuna almış olduğu iyelik eki ile kazandığını, “FLEXI” kelimesinin markalarda sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu, markanın tescili talep edilen mallar/hizmetler bakımından da benzerlik bulunmadığını, YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı, markasının davacı markalarından farklı olduğu gibi emtia sınıfının da farklı olduğunu, karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının bütünü itibariyle farklı olduğu, “Flex” ibaresinin tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hem davacı markaları hemde davalı markası için ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, davacı markalarının kapsamında bulunan mal ve hizmetler ile davalı başvurusu kapsamında bulunan malların hitap ettikleri müşteri kitlesi, giderdikleri ihtiyaç, kullanım amaçları ve işlemleri bakımından tamamen farklı sektörlerde yer aldıkları; bu malların ortalama tüketicilerinin davalı başvurusunu taşıyan 06 ve 17. sınıftaki “borular, borular için
bağlantı parçaları, bükülebilir borular, hortumlar, lastikten plastikten bükülebilir boru ve hortumlar, contalar” emtiası üzerinde “flexim” markasını gördüğünde, refleks olarak davacı “kredi kartı ve bankacılık hizmetleri” markası “Flexi” ibaresini hatırlayıp bağlantı kurması; bunun sonucunda ortalama tüketicinin davalı “boru ve hortumlarını” daha çok tercih etmesi nedeniyle haksız rekabet yaratması; davalının kullanımlarının, ayırt ediciliği düşük bulunduğu tespit edilen davacı markalarının ayırt ediciliğini zayıflatması, sulandırması; olası davalı ürünlerindeki kalitesizliğin davacı markalarının itibarına zarar vermesi gibi sonuçların ortaya çıkmasına imkan olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.