YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10353
KARAR NO : 2013/8677
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2012 tarih ve 2012/52-2012/383 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkilinden para tahsil edildiğini, müvekkilinin bu nedenle davalı şirket aleyhine Federal … Cumhuriyeti … Yüksek Adalet (İstinaf) Mahkemesine dava açtığını, Federal … Cumhuriyeti … Yüksek Adalet (İstinaf) Mahkemesi 18. Hukuk Genel Kurulunun yargılama sonunda 8.691,96 Euro ana paranın 09.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek %5 yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verdiğini, kararın 11.03.2009 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek yabancı mahkeme kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yabancı mahkeme kararının Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuya ilişkin olduğunu, ilamın Türk kamu düzenine aykırı bulunduğunu, davacının müvekkil şirketin ortaklar pay defterinde kayıtlı olması nedeniyle ortaklık payının iadesine karar verilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının 5718 sayılı Kanun’un 54. maddesinde sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile tasdik edilmiş tercümesinin dosyaya ibraz edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Dairemizce tenfiz davalarının nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi
nedeniyle, bu davalarda maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı tarafca yabancı mahkeme kararının tenfizi talep edilmiş, mahkemece tenfiz talebi kabul edilmiş olup, tenfiz talebinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktaysa da, davacı tarafın tüm talepleri kabul edilmiş olmasına rağmen gerekçesi belirtilmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.