YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10426
KARAR NO : 2013/9472
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.05.2012 tarih ve 2011/94-2012/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ile borcu üstlenen TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL’nin altında bulunduğundan HUMK’nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonradava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka çalışanlarının yönlendirmesiyle 14.12.1999 tarihinde “off shore” hesabı açtırdığını, 21.12.1999 tarihinde TMSF tarafından davalı bankaya el konulduğunu ve banka yöneticilerinin dolandırıcılık suçundan cezalandırıldıklarını, müvekkilinin parasının ödenmediğini ve psikolojisinin bozulduğunu, Yurt Security Off Shore Bank Ltd.’nin aleyhine … 7. İcra Müdürlüğü’ne başvurarak yapılan icra takibinde aciz vesikası verildiğini, diğer bazı mağdurların Kıbrıs’ta açtıkları alacak davaları sonunda verilen kararların icra takibine konulması sonunda bankanın hiçbir mal varlığı bulunmadığının anlaşıldığını ileri sürerek, toplam 6.130,00 TL alacağın 14.12.1999 tarihinden itibaren ticari, 2.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile Yurt Security Off Shore Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, haksız fiil iddiasına dayanan talebin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
TMSF davaya feri müdahil sıfatıyla katılmış, 24.10.2011 tarihli dilekçe ile yükümlülüğü üstendiğini belirtmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin aralarında davacının da bulunduğu müşterileri off-shore Ltd. şirketine yöneltmek suretiyle dolandırdıkları, paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, mevduat işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, bu sürenin dolmadığı, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle 6.130,00 TL’nin 14.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ile borcu üstlenen TMSF vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ile borcu üstlenen TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ile borcu üstlenen TMSF vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı ile borcu üstenen TMSF harçtan muaf olduğundan, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.