Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/1058 E. 2013/1281 K. 22.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1058
KARAR NO : 2013/1281
KARAR TARİHİ : 22.01.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2011 tarih ve 2011/102-2011/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …’ın akredite özel belgelendirme kuruluşu ve akredite olduğu konularda davalı TSE ile aynı hak ve yetkilere sahip olduğunu, davalı TSE’nin “HYYB hizmet yeri yeterlik belgesi” ibaresini adına tescil ettirdiğini ancak hizmet yeri yeterlilik belgesinin …’tan akredite belgelendirme kuruluşları tarafından kullanılabilen, belgelendirme sektöründe kullanılan ortak kullanıma açık bir belge çeşidi olup, marka olarak tescilinin ve başka kuruluşlarca kullanımının engellenmesinin 556 sayılı KHK’nın 7/c bendi gereğince söz konusu olamayacağını ileri sürerek, davalı adına tescilli özel/01965 başvuru nolu “HYBB hizmet yeri yeterlik belgesi” markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu markayı verebilecek tek yetkili kuruluşun müvekkili olduğunu, markanın ticaret alanında cins, çeşit, vasıf ve kalite bildirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, TPE’nin anılan mahiyetteki işaretleri koruma markası vererek korumasına yönelik uygulamasının yasal bir gereklilik veya uygulama sonucu olmadığı, bir nevi kurum içi bir işlem-yöntem olarak kabul edileceği, koruma markasıyla korunmasına karar verilen bir işaretin 556 sayılı KHK’nin 7 ve 8. maddelerinde yazılı mutlak ve nispi ret nedenleri yönünden bir incelemeye tabi tutulmasının mümkün bulunmadığı, davacının öncelikle TPE Markalar Dairesi’ne başvuruda bulunarak anılan işaretin gerekli şartları taşımadığından koruma markası olarak korunmasına yönelik kararın kaldırılmasını istemesi, istemin reddedilmesi halinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu nezdinde itirazda bulunması, itirazın kabul edilmemesi halinde kararın iptali istemiyle dava açması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.