Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/10587 E. 2013/9471 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10587
KARAR NO : 2013/9471
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2012 tarih ve 2009/316-2012/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … İletişim Hizm. A.Ş. vekili ile davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabından 23.12.2008 tarihinde bilgisi ve rızası olmadan internet üzerinden başkalarının hesabına 3 adet EFT ve bir adet havale işlemi yapıldığını, müvekkilinin hesabından toplam 27.220,00 TL para çekildiğini, 23.12.2008 günü … A.Ş’ye başvuruda bulunan 3. şahıslar tarafından davacının bilgisi ve rızası olmadan hattının iptal edildiğini, aynı numara üzerinden yeni bir hat çıkartıldığını, hat çıkartan davalı … İletişim A.Ş’nin ihmali bulunduğunu ileri sürerek, 27.220,00 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … İletişim Hizmetleri A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili, müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, tüm önlemleri aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının şifresini 3. şahıslara verdiğini davalı tarafın ispat edemediği, güven kurumu olan ve uzmanlık gerektiren bir iş gerçekleştiren bankaların TTK’nın 20. maddesi gereğince basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, BK’nın 99/2. maddesi gereğince hafif kusur halinde dahi sorumlu oldukları, mevduatı koruma konusundaki özen borcunu yerine getirmemesi nedeniyle davalı bankanın 3/4 oranında kusurlu olduğu, davalı … A.Ş’nin ise aralarındaki sözleşme süresi içinde mülkiyeti telefon hattı sahibinde olan bir telefon hattına ait bir sim kartı iptal edilip yenisi verilirken işlem yaptığı kişinin gerçek hat sahibi olup olmadığını kontrol etmemesi, sahte kimlikle alınan hakların başka suç eylemlerine kullanılma olasılığının da bulunması nedeniyle 1/4 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.220,00 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı … İletişim A.Ş vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306. ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı … İletişim A.Ş’nin de kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi olan davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı … İletişim A.Ş’nin bir kusuru mevcut ise bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı … İletişim A.Ş’ye husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalı … yönünden ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … İletişim Hiz. AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 103,00 TL temyiz başvuru harcı ile 1.859,40 TL temyiz ilam harcının davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş.’nden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı … İletişim Hizm. Ltd. A.Ş.’ne iadesine, 09/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.