YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10630
KARAR NO : 2013/9411
KARAR TARİHİ : 08.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 34. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.05.2012 tarih ve 2011/270-2012/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi dava dışı Ashan İnşaat … Ltd. Şti. olan 23.000,00 TL bedelli çeki yine dava dışı Yusuf Sürül’den alacağına karşılık aldığını, çeki almadan önce davalı bankadan çekin sağlam olduğu konusunda teyit aldıklarını, müvekkilinin de anılan çeki cirolayarak alacaklısı davadışı firmaya verdiğini, ancak davadışı firmaca çek ibraz edildiğinde çekin sahte olduğu gerekçesiyle işlem yapılmadığını, müvekkilinin çeki iade alıp çek bedelini alacaklısına ödemek zorunda kaldığını, olayla ilgili yapılan ceza soruşturmasında alınan kriminal rapor içeriğine göre; dava konusu çekin daha önce ödenmiş olan bir çekin üzerinde tahrifat yapılmak suretiyle tekrar piyasaya sürüldüğü hususunun tespit olunduğunu, ödenmiş olan bir çekin tekrar piyasaya sürülmesinde davalı bankanın kusursuz sorumlu olduğunu ileri sürerek 23.000,00 TL maddi tazminatın avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanşımı itirazında bulunarak, davacının dava konusu çek sebebiyle zararının oluşmadığını, çünkü davacının müraccat borçlularına karşı tüm hukuki yolları tüketmediğini, sahte çekin müvekkili banka nezdinden piyasaya çıkartılmadığını, aslından ayrı olarak asıl çek bilgileri kullanılmak suretiyle kötü niyetli 3. kişilerce düzenlenmiş olan sahte 2. bir çek yaprağı kullanıldığını, sahte olan çek karşılığının sahte olduğu bilinerek davacı yanca ödenmiş olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre; davacının çekin sahte olduğunu bildiği halde ödediği, davacının sahteliğe yönelik mutlak def’i icabı, süreç içerisinde yasal yollara başvurarak çekin ödenmesini men ettirip parayı ödemekten kurtulabileceği, bu aşamada zararın oluştuğundan bahsedilemeyeceği, davalı bankanın kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı belli olmayan olay sebebiyle davacının henüz davalı bankaya başvurma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı sahte çek almış olması nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek davalı bankadan zararını talep etmişse de, işbu davadan önce kendi akidi olan Yusuf Sürül ile müracaat borçlularına başvurup, alacağını tahsil edemediği takdirde zararının doğacak olmasına ve bu aşamada bankaya karşı açılan davanın zamansız bulunmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.