Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/10759 E. 2013/9176 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10759
KARAR NO : 2013/9176
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2003 tarih ve 2001/1859-2003/1768 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin YurtBank A.Ş. … Şubesinde hesap açtırdığını, adı geçen banka çalışanlarının daha fazla faiz getireceğini belirterek paranın off shore hesabına yatırılmasını önerdiklerini, bankanın müvekkiline hesap cüzdanı vermediğini, bankaya el konulması üzerine hesap cüzdanı üzerinde off shore bankasının isminin yazılı olduğunu fark ettiğini, paranın hiçbir zaman off shore bankası hesaplarına yatırılmadığını ve Kıbrıs’a gönderilmediğini ileri sürerek, müvekkili tarafından yatırılan 2.750.000,000 TL’nin 21.12.1999 tarihinden itibaren yıllık %81 oranında faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalılar TMSF ve …. Şti. hakkında açtığı davaları atiye terk ettiğini bildirmiştir.
Davalılar ve vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlar, davalılardan …. Şti’ne ve TMSF’ye tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının akdi ilişki uyarınca öncelikle …. Şti’ye başvurmadan doğrudan o banka adına işlem yapan davalı banka aleyhine dava açmasının ve bu aşamada böyle bir davanın dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalılar Oyakbank, … ve Balkaner Holding A.Ş. hakkında açılan davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında açılan davalar ise atiye terk edildiğinden haklarında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı …Ş’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. … Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının rızası dışında Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd. Şti’de olması nedeniyle öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davalılar Sümerbank (Oyak Bank) A.Ş. hakkında açılan davanın erken açılan bir dava olduğu gerekçesiyle reddine, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. Şti. ve TMSF hakkmdaki davanın atiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına
karar verilmiştir. Oysa, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş’nin ve diğer davalı Holding’in yöneticisi olan davalı … hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı … ve Yurtbank A.Ş’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı … tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Offshore Ltd’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalılardan Ali Balkaner hakkındaki davanın ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçlan BK’nın 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nın 41, TTK’nın 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı …’in ve Balkaner Holding A.Ş’nin gerekse Yurtbank A.Ş’nin külli halefi olan Oyakbank A.Ş’nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekirken, davanın erken açılan bir dava olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı davalılardan TMSF yönünden davasını atiye terk ettiğini bildirmiş ve aynı celsede kendini bir vekille temsil ettiren davalı TMSF de bu hususu kabul etmiştir. Davanın açılmasının sonuçlarından birisi de davanın davalının nzası olmaksızın geri almamamasıdır. Bu durumda mahkemece, HUMK 425. maddesi uyarınca davalı TMSF lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenlerle mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı TMSF yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.