YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10769
KARAR NO : 2013/9529
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 tarih ve 2011/361-2012/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesabı bulunduğunu ve internet bankacılığını kullandığını, talimatı ve bilgisi dışında internet bankacılığı yoluyla tüm hesaplarının boşaltıldığını, paranın … Şubesi’nde bulunan bir hesaba aktarıldığını, ilgili bankaya başvurduğunda şubeden kovulduğunu, bunun üzerine … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/627 Esas sayılı dosyası ile hesapta bulunan paraların ödenmesi için bankaya dava açtığını ve mahkemece lehine hüküm kurulduğunu, olayda tüm birikimlerini bir anda kaybettiğini, büyük bir şok, psikolojik bir buhrana uğradığını, davalı bankanın yaşanan olaydan sonra müvekkilinin mağduriyetini gidermek bir yana samimi ve iyi niyetli bir yaklaşımda dahi bulunmadığını, davalı bankanın Türkiye’nin en büyük ekonomik gücü olan şirketlerden biri olduğunu, müvekkilinin ise sade bir öğretmen olduğunu, öğretmen maaşı ile evlilik parası için biriktirdiği bedelin davalı bankanın kusuru ile yitirildiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile 30.000 TL kötüniyet tazminatının davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın kendisine yatırılan paraları mudisine istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya nispi olarak iade etmekle yükümlü olduğu, tüm kusurun davalı bankada olup, davalı bankanın eyleminin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, davacının meydana gelen maddi zararın tazmini amacıyla duruşmalara gelip gitmek zorunda kaldığı, öğretmen olan davacının ekonomik durumu göz önünde bulundurulduğunda kaybedilen miktarın davacı için önemli bir miktar olduğu, zaman ve mesaisini bu yönde harcadığı ve bu konuda üzüntü duyduğunun davacı tarafça ispat edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.500 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için MK’nın 24 ve BK’nın 49. maddeleri anlamında davacının kişilik haklarına saldırı oluşturur nitelikte, davalı tarafından gerçekleştirilmiş bir eylemin bulunması gerekir. Somut olayda davacı her ne kadar banka şubesinden kovulduğunu iddia etmekte ise de, dosyada mevcut davacı tanığı ifadelerinden bu konuda görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı anlaşılmaktadır. Tanıkların bilgileri, davacının kendilerine aktarımına dayalıdır. Ayrıca, taraflar arasındaki ilişki bir mevduat ilişkisi olup, davalı bankaya karşı dava dışı kişiler tarafından gerçekleştirilen eylemlerle davacının hesabında bulunan paralar çekilmiştir. Akde aykırılık tek başına manevi tazminatı gerektirmez. Bu itibarla ve yukarıda belirtilen iddia dışında davacı tarafça manevi tazminatı gerektiren MK’nın 24 ve BK’nın 49. maddeleri anlamında, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eylemin varlığı kanıtlanamadığı halde yazılı şekilde manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.