Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/10826 E. 2013/9351 K. 08.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10826
KARAR NO : 2013/9351
KARAR TARİHİ : 08.05.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2012 tarih ve 2010/761-2012/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı ile arasında işsizlik sigortası poliçesi düzenlendiğini, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesine karşın davalı tarafça sigorta tazminatı ödemesi yapılmadığını ileri sürerek, 6.000 TL sigorta tazminatı ile 400 TL prim bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çalıştığı kurumdaki iş sözleşmesinin davacının kusurundan kaynaklanan nedenlerle feshedildiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı işveren ile yapılan yazışmalar sonucunda davacının iş sözleşmesinin üç gün işe gelmemesi sebebiyle feshedildiğinin bildirildiği, buna karşın işveren tarafından davacının işten çıkma gerekçesini ispatlar herhangi bir belge ve bilginin sunulmadığı, davalı tarafça da bu hususun resmi belge ve delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işsizlik sigorta poliçesinden kaynaklanan sigorta tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı davalı şirket ile aralarında düzenlenen sigorta sertifikası gereğince işsiz kalması rizikosunun sigorta örtüsü altına alındığını, işveren tarafından işine son verilmesine karşın davalı tarafından iş sözleşmesinin kendisinin kusuru ile feshedildiği gerekçesiyle ödeme yapılmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarda değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut, davacı işçinin iş sözleşmesinin feshine ilişkin bilgileri içerir işveren yazısı incelendiğinde, davacının iş sözleşmesinin İş Kanununun 25inci maddesinde düzenlenen ve işverenin haklı nedenle feshini düzenleyen haller arasında sayılan sağlık sebepleri gerekçe gösterilerek feshedildiği, bu durum karşısında davalı sigorta şirketinin poliçe hükümleri gereğince ödeme yapmaktan kaçındığı görülmektedir. Bu haliyle davalı sigorta şirketi yönünden, taraflar arasında düzenlenen poliçe gereğince, poliçe teminatı dışında olan bir hususun varlığı şeklen kanıtlanmış durumdadır. Bu aşamadan sonra ispat yükü davacı işçiye ait olup, davalı sigorta şirketinin, işçiyle işveren arasındaki ilişkinin
detaylarına ilişkin başkaca delil sunması beklenemez. O halde mahkemece, davacı işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenler gerekçe gösterilerek feshedilmiş olduğu göz önüne alınarak, söz konusu feshin esasen haklı nedene dayalı olmadığı yönündeki iddianın ispat yükünün davacı tarafta olduğunun kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.