Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/10921 E. 2013/10075 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10921
KARAR NO : 2013/10075
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/05/2012 gün ve 2012/102-2012/85 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi asli müdahil vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %20.6 azlık payına sahip ortağı olduğunu, şirketin 2011 yılı olağan genel kurul toplantısının yapılamadığını, 7 kişiden oluşan yönetim kurulunda toplantı nisabı 5 kişi olup 3 üyenin yönetim kuruluna karar aldırmamak için toplantıya gelmemeleri sebebiyle yönetim kurulunun toplanamadığını, şirket denetçisinin de toplantıya gelmeyen 3 üyenin telkini ile istifa ettiğini, genel kurulun toplantıya çağrılması imkanının fiilen ortadan kalktığını ileri sürerek, davacının TTK’nın 367. maddesi çerçevesinde şirket genel kurulunu toplantıya çağırması konusunda yetkili kılınmasına, bu talebin kabul edilmemesi halinde MK’nun 427. maddesi uyarınca şirket genel kurulunu toplantıya çağırmak görev ve yetkisiyle kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Müdahale talebinde bulunan … vekili, isnat edilen taleplere istinaden davaya müdahale zorunluluğu bulunduğunu, şirketin tek denetçisinin istifası nedeniyle İstanbul 37.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/61 E. sayılı dosyasında denetçi tayini talebinde bulunulduğunu, denetçi atanırsa zaten atanan denetçinin genel kurulu toplantıya çağıracağını, davacıya bu konuda yetki verilmesine gerek bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davaya müdahil olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, müdahale talebinde bulunan 3. kişi … vekili feri müdahale talebinde bulunmuş ise de duruşmaya katılmadığından feri müdahale konusunda her hangi bir karar verilmediği, davacının 157.234.292 hisse sahibi olduğu, TTK’nın 367. maddesinde öngörülen şartların mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TTK’nın 367. maddesi uyarınca dava dilekçesindeki gündem doğrultusunda genel kurula çağrıya izin verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, müdahale talebinde bulunan … vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kuruluna çağrıya izin, olmadığı taktirde kayyım atanması istemine ilişkindir. Bir dava sonucunda verilen hüküm bir üçüncü kişinin hukuki durumunu da dolaylı olarak etkileyebilir. Bu hallerde, üçüncü kişinin o davaya katılmasında (müdahale etmesinde) hukuki yararı vardır. Fakat üçüncü kişi davaya (üçüncü) bir taraf gibi katılamaz. Bilakis taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bunu sağlayan müesseseye feri müdahale denir. İki kişi arasında belli şey veya hak üzerinde bir dava devam ederken üçüncü bir kişi, bu dava konusu olan şey veya hak üzerinde kısmen veya tamamen
bir hak sahibi olduğunu iddia ederek (aynı mahkemede) bir dava açarsa, buna asli müdahale denir. Somut olayda müdahale talebinde bulunan … vekilinin 02.05.2012 tarihli müdahale dilekçesinin içeriği incelendiğinde müdahil vekilinin talebi davanın reddi olup ayrı bir hak talebinde bulunmadığı için davadaki konumunun davalı yanında feri müdahil olduğu anlaşılmaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, HUMK’un 57.maddesi ve HMK’nın 68. maddesi uyarınca, hüküm sadece lehine fer’an müdahale edilen taraf hakkında verilebileceğinden, hükme karşı temyiz yoluna başvurma hakkı da hakkında hüküm tesis edilen asıl tarafa aittir. Lehine müdahale edilen taraf hükmü temyiz ederse onunla birlikte hareket etme yetkisine sahip olan fer’i müdahil de hükmü lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edebilir. Aksi halde tek başına hükmü temyiz edemez. Ancak, anılan madde hükmüne aykırı olarak müdahil hakkında da hüküm verilmişse, fer’i müdahil hükmü sadece kendisi hakkındaki bölümü bakımından (hükmün kendisine ilişkin bölümünü) temyiz edebilir. Kararın davalı tarafça temyiz edilmemiş bulunması karşısında, fer’i müdahilin kararı temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahale talebinde bulunan … vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.