YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11076
KARAR NO : 2013/9778
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2012 tarih ve 2010/90-2012/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TSE markasını 5 ayrı biçimde TPE nezdinde tescil ettirdiğini, bu markanın müvekkilinin izni olmadan kullanılamayacağını, davalının sözleşme yapmadan üretip satmakta olduğu yangın söndürme topunun TSE belgesi olmamasına rağmen www.afo.com.tr adlı sitede “TSE” markasını kullandığını, davalının bu eylemi ile müvekkilinin maddi ve manevi itibarını zedelediğini, müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek TSE markasına vaki tecavüzün önlenmesini, ürünlerin toplattırılarak muhafaza altına alınmasını, 8.260,00 TL maddi ve 41.300,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 49.560,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapamına göre, davalının izinsiz olarak TSE markasını ürünlerinde kullanmak suretiyle davacının tescilli markasına tecavüzde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının TSE ibareli markasına davalının tecavüzünü men’ine, davalı stoklarında bulunduğu iddia olunan TSE ibaresini taşıyan ürün, broşür veya benzeri basılı evrak var ise toplatılmasına, 8.260,00 TL maddi ve taktiren 8.260,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, kararın ilanına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı vekili, maddi ve manevi tazminat taleplerinin yanında markaya tecavüzün önlenmesini de talep etmiş ve yapılan yargılama sonucunda davacı vekilinin bu yöndeki talebi de kabul edilmiştir. Bu nedenle davacının kabul edilen, markaya tecavüzün önlenmesi talebi için de lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu talep açısından
vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasına 6 nolu paragraf eklenerek “Davacının kabul edilen markaya tecavüzün önlenmesi talebi için, yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.