Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/11125 E. 2013/9986 K. 15.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11125
KARAR NO : 2013/9986
KARAR TARİHİ : 15.05.2013

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.06.2012 tarih ve 2011/225-2012/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı otele ait personeli 1995 yılından beri müvekkilinin taşıdığını, en son 1 yıl süreli 01.02.1999-31.01.2000 arasında geçerli sözleşmenin yapıldığını, bu zamana kadar sürekli olarak 1 yıl uzadığını, davalının hiçbir gerekçe göstermeden 31.07.2011 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, sözleşmenin 5 ay öncesinden feshi nedeniyle kârdan mahrum kaldığını, yeni otobüs alması nedeniyle bankaya faiz ödediğini ileri sürerek, kâr mahrumiyetinden dolayı 10.000 TL, ödenen faiz için 5.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.Davalı vekili, davacının taleplerinin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, 31.07.2011-31.01.2012 arası mahrum kılınan kârın ödenmesi gerektiği, otobüs alımından kaynaklanan faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 12.350 TL gelir kaybının davalıdan tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.Dava, servis taşıma sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 98. maddesi delaletiyle, BK’nın 44. maddesi gereğince davacı taraf da zararın artmaması için gerekli önlemleri almakla mükelleftir. Bu itibarla, fesihten sonra davacının başka taşıma işi yaptığı savunulduğu da nazara alınarak, davacının fesihten sonra emsal bir iş bulup bulmadığı, bulmuş ise ne zaman bulduğu üzerinde durulup, bu taktirde fesihle makul sayılabilecek iş bulma tarihi arasındaki dönem için kâr mahrumiyetinin hesaplanması, bulamamış ise uzman bilirkişiler aracılığı ile davacının aynı koşullarla yeni bir iş bulup bulamayacağı, bulabilir ise ne kadar makul sürede bulabileceği saptanıp bu kez bu süre için kâr mahrumiyetine hükmetmek gerekirken, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.