Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/11300 E. 2013/9803 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11300
KARAR NO : 2013/9803
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.12.2011 tarih ve 2011/20-2011/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı aracı kurum arasında 23.03.2000 tarihinde Kredili Menkul Kıymet Alım Satım Sözleşmesi, Karşılıklı Taahhütname, Vekaletname, Repo ve Ters Repo İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını,davalı aracı kurumun, müvekkiline ait hesabın öz kaynak oranının altına düştüğünü gerekçe göstererek ve herhangi bir bildirimde bulunmaksızın hesapta varolan 29.000 adet AEFES, 55.000 adet BRYAT, 25.000 adet BTCIM, 1.000.000 adet GARAN, 175.000 adet ISGYO, 11.000 adet SAHOL, 137.000 adet SAHOL ve 160.000 adet TSKB hisse senetlerini satmış olduğunu ve Sermaye Piyasası Mevzuatının emredici hükümlerine göre, müvekkili ile davalı aracı kurum arasında akdedilmiş olan Kredili Menkul Kıymet Alım Satım Sözleşmesi’nde öz kaynağın (….) olarak gösterilmek suretiyle miktarı belirsiz bir oranın altına düşmesi halinde, aracı kurumun, müvekkiline ait menkul kıymetleri re’sen ve dilediği fiyattan satmasının hukuka aykırı olduğunu ve bahse konu hisse senetlerinin müvekkiline iadesi için İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/457 Esas sayılı dosyasında dava açmış olduklarını, açılan davanın mahkemece aynen kabul edildiğini, ve dava konusu hisse senetlerinin müvekkiline aynen iadesine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmiş olduğunu, Medeni Kanunun 908. maddesinde belirtildiği üzere “Bir şeye suiniyetle zilyed olan kimse o şeyi hak sahibine iade etmekle beraber haksız alıkoymuş olmasından mütevellit zararları ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği semereleri tazmin ile de mükelleftir.”. Bu hüküm gereğince, hukuka aykırı satış nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararları tazmin amacıyla dava tarihi olan 2003 yılından bugüne kadar olan bedelli-bedelsiz artışları ve temettü gelirleri ile beraber müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/457 Esas sayılı dosyası ile tarafları aynı olan benzer talepleri içerir bir dava açılmış olduğunu ve bu davanın derdest olduğunu, huzurda görülen davada bunun bekletici mesele yapılmasını gerektiğini, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/457 Esasında kayıtlı olan dava dosyasının sonucunun, huzurda görülmekte olan dava açısından da sonucu etkileyecek nitelikte olduğunu, huzurda görülen davada hak düşürücü ve zaman aşımı sürelerinin geçirilmiş olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirildiğinden davanın bu yönüyle de reddi gerektiğini; davacı tarafın İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan ve devam eden 2003/457 E. Sayılı dosyasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamış olduğunu, bu nedenle de huzurda görülen davanın açılamayacağını, huzurda görülen davada bu bedeller ödenmediği gibi bu konuda müvekkili şirkete zamanında ve tam olarak iletilmiş herhangi bir irade beyanının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/457 Esas ve 2006/216 karar sayılı kararı ile davalı aracı kurumun davacıya ait hisse senedi satışının sözleşmeye aykırılığı ve davacıya aynen iadesine karar verilmiş olduğundan uyuşmazlığın sözü geçen mahkemede yargılanan bu kısım bakımından kesinleşmiş olduğu kesin hükme bağlandığı ve haksız zilyed durumunda olan davalı aracı kurumun, davacıya iadesi gereken menkul kıymetler ile birlikte 2003 yılından bugüne kadarki temettü, bedelli ve bedelsiz hisse senetlerini teslim etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile hisse senetlerinin misli ile davalı aracı kurumdan alınarak davacıya teslimine ve tahakkuk eden 607,49 TL temettü gelirinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Ancak; davacı AEFES, BRYAT, BTCIM, GARAN, ISGYO, SAHOL ve TSKB hisse senetlerinin misliyle ilk davanın açıldığı tarihten hüküm tarihine kadar bedelli-bedelsiz artışları ve temettü gelirleri ile birlikte tarafına iadesini talep etmiş olup, mahkemece dava konusu senetlerin davacıya teslim edildiği tarih olan 17.03.2008 tarihine kadar hesaplama yapılmış ve davanın kısmen kabul edilerek hisse senetlerinin misliyle davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve 17.03.2008 tarihine kadar oluşmuş temettü gelirinin davacıya iadesine karar verilmiştir. Dava kısmen kabul edilmesine rağmen mahkemece yargılama giderlerinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiş ve davalı taraf vekille temsil edildiği halde yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.Bu durumda HMK’nın 326/2 maddesi gereğince davada iki taraftan herbiri kısmen haklı çıkarsa yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.