YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11384
KARAR NO : 2013/9823
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.04.2012 tarih ve 2011/180-2012/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi borcu üstlenen sıfatı ile TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın … Şubesi’ne hesap açmaya giden müvekkilinin banka çalışanlarının Off Shore bankasının kendi bankaları olduğu paranın tamamıyla banka güvencesi altında olduğu ve daha yüksek gelir sağladığı hesap tavsiye ve yönlendirmeleriyle 3.757,00 TL’sini 23.11.1999 tarihinde Off Shore” hesabına yatırdığını, hesap açma esnasında müvekkiline gerekli formalite adı altında belgeler imzalatıldığını, daha sonra bu evrakların off shore bankaya havale talimatı olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin banka personelinden kendisine verilen off shore hesap cüzdanı üzerindeki “Yurt Security Off Shore Bank Ltd” ibaresinin anlamını sorduğunda müvekkiline Yurt Security Off Shore Bank Ltd.’nin kendi bankalarının iştiraki olan banka olduğu, bu yüzden ayni isimleri kullandıkları, paranın kendi bankalarının güvencesi altında olduğu cevabını verdiklerini, bu sebeple müvekkilinin of shore hesabına itiraz etmediğini, yaptığı işlemlerden dolayı 21.12.1999 tarihinde TMSF tarafından el konulan davalı bankanın verdiği taahhüt ve güvencelere rağmen müvekkilinin parasını ödemediğini davalı bankanın yöneticilerinin müvekkilinin de müdahil olduğu … 8. Ağır Ceza mahkemesinin kesinleşen 2005/102 ve 2005/100 esas sayılı kararıyla mudilerini dolandırmaktan cezalandırıldıklarını, her ne kadar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi benzer davalar sebebiyle verdiği kararlarda davacının öncelikle Kıbrıs’ta mukim off shore bankasına başvurmadan davalı banka aleyhine açılan davanın dinlenemeyeceğini belirtmişse de bu usuli noksanlığın giderilmesi için Yurt Security Off Shore Bank Ltd.’nin aleyhine … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/15684 esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını aciz vesikası alındığında dosyaya ibraz edileceğini, diğer bazı mağdurların … Kaza Mahkemesi’nden aldıkları 3480/06 sayılı karar dayanarak ayni yerde yaptıkları icra takibinden bankanın hiçbir mal varlığı bulunmadığından sonuç alamadıklarını, bu suretle açılan davada yüksek mahkemenin belirttiği off shore bankaya müracaat ve hukuki süreci
tüketme şartının gerçekleştiğini, davalının müvekkilinin uğradığı zarardan Türk Ticaret Kanunun 321/son, 336/5 maddeleri, Borçlar Kanunu 5 ve 100. maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu, aslında off shore bankaya havale edilmiş gibi gösterilen paranın davalı banka nezdinde kaldığını, yaklaşık parasını alamayan büyük sıkıntılar yaşayan müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu ileri sürerek, müvekkilinin 3.757,00 TL alacağının 23.11.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile 5.000 TL manevi tazminatın 23.11.1999 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı usule ilişkin itirazlarında; yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri olan … Asliye Ticaret Mahkemesi, görevli mahkemenin davanın açıldığı yerde birden fazla ticaret mahkemesi bulunduğu taktirde 1. ve 2. Asliye ticaret mahkemesi olduğunu, ileri sürülen hadisede müvekkili bankanın yaptığı işlemin davacının yatırdığı parayı verdiği talimatı gereğince müvekkilinden ayrı bir tüzel kişiliği olan Yurtbank ve Yurt Security Off Shore Bank Ltd.’ne havaleden ibaret olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin pasif taraf ehliyetinin bulunmadığını, haksız fiil iddiasına dayanan talebin zamanaşımına uğradığını, davacının daha önce ayni konuda Yurt Off-Shore Şirketi aleyhinde açtığı davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın Yargıtay’ca onanarak kesinleştiğini, kesin hüküm sebebiyle de davanın dinlenemeyeceğini; esasa ilişkin itirazlarında, müvekkilinin yaptığı işlemin mevduat sahibinin talimat doğrultunda havale işlemi olduğunu, davacının müvekkili banka nezdinde herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını, mevduatının bulunmadığını, davacının parasının özgür iradesiyle Off-Shore yatırdığını müvekkili ile davacı arasında alacak borç ilişkisinin bulunmadığını, davacılar aleyhine sebepsiz zenginleşmediğini, olayda Borçlar Kanunu 49. Maddesinin koşullarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı Yurtbank hakim hissedarı … Balkaner Off-Shore Şirketi yönetici … Bankayı Aracı Kılmak Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği ve kararın Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 tarih 2006/1600-16537 esas ve karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, Borçlar Yasası’nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin maddi olgunun belirlenmesine ilişkin cezalandırma kararı hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı olduğu, bu bağlamda davalı banka sahip ve yöneticilerinin aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri Off-Shore bankasına yöneltmek suretiyle dolandırdığı, bu paraların Off-Shore Şirketinin Bankanın merkez şubesinde açtığı hesaba aktarıldığını Off-Shore bankasının sadece Bankanın merkez şubesindeki hesabından ibaret kaldığı şeklindeki ceza mahkemesi tespitinin bağlayıcılığı karşısında, davalının alacaktan sorumlu olduğu gerekçesiyle, 3.757 TL alacağın 23.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı borcu üstlenen sıfatı ile TMSF vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, borcu üstlenen sıfatı ile TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, borcu üstlenen sıfatı ile TMSF vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, borcu üstlenen TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi