YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11425
KARAR NO : 2014/3227
KARAR TARİHİ : 21.02.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.05.2012 tarih ve 2011/300-2012/197 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.02.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av….dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …’e vekaletname verdiğini, vekaletin bankalardan çekilen kredilere kefil olmayı içermediğini, buna rağmen dava dışı …’ın davalı banka ile yaptığı genel kredi sözleşmesini …in davacı adına müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, ödeme emri davacıya tebliğ edilmeden başka bir bankadaki hesabına haciz konulduğunu, müvekkilinin paranın kendisine iade edileceği inancıyla belgenin altını imzaladığını, ancak bir miktar paranın iade edildiğini ileri sürerek, 28.205,60 TL’nin istirdadını, %40 tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vekaletnamenin kefalet sözleşmesini de içerdiğini, davacıdan kefalet limiti kadar olan kısmın tahsil edildiğini, bakiye kısmının ise geri verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, vekalet sözleşmesinin kefil olma yetkisi vermediği, davacının 818 Sayılı BK’nın 38. maddesi anlamında icazeti bulunmadığı, ancak icra dosyasına verilen yazıda davacının, ödeme emrini tebliğ aldım, icra kasasındaki paranın alacaklıya ödenmesine muvafakat ediyorum şeklinde beyanda bulunduğu, yine reddiyat makbuzunun arkasına 34.436 TL paradan 11.436 TL kısmını iade aldım şeklinde ifade yazdığı, ödemeye ilişkin olarak ihtirazi kayıt öne sürmediği, ilamsız takipte ödeme emrine itiraz hakkı varken bunu kullanmadığı, kendi rızası ile paranın ödenmesine muvafakat ettiği, işbu davayı açmasında hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.