YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11458
KARAR NO : 2013/9146
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.04.2011 tarih ve 2010/348-2011/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan …’nun maliki bulunduğu, diğer davalı … sürücüsü bulunduğu minibüse yolcu olarak binen müvekkilinin araca binerek tam araçta yerleşmeye çalışırken aşırı yolcu alan davalı sürücünün aniden aracın otomatik kapısını açarak tekrar kapattığını ve bu esnada ne olduğunu anlayamayan müvekkilinin sağ el işaret parmağı tırnağının altındaki boğumdan koptuğunu, müvekkilinin çalışma imkanını uzun süre kaybettiğini, iş gücü kaybına maruz kaldığını, davalı araç sürücüsünün meydana gelen olayda kusurlu olduğunu, davalı … şirketine ihtar çekildiğini fakat davalının bu ihtara cevap vermediğini bu nedenlerle 37.757,55 TL maddi tazminatın Ray Sigorta A.Ş.’den ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile diğer davalılardan kaza tarihi olan 07.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili davacının olayın nasıl gerçekleştiği ile ilgili soyut ifadeler kullandığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili sorumluluklarının poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından müvekkil şirkete başvuruda bulunulmadığından aleyhlerine faiz, yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, olay tarihinden itibaren avans faizi istenmesinin müvekkili şirketin temerrüde düşürülmemesi ve haksız fiillerde yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı sürücü …’ın 2918 sayılı Karayolları Kanunu’nun 110. maddesi b-1 fıkrasında
belirtilen şekilde kapıların emniyetli bir şekilde kapanmasını beklemeden ve yolcuların can güvenliğini sağlamadan hareket etmekle olayda Kanun’un 58. maddesi gereğince 1.derecede kusurlu olduğu, davacının ayakta dururken otomatik kapıların hareketini sağlayan mekanizmadan tutunması nedeniyle 2.derecede kusurlu olduğu, diğer davalı …’nun ticari minibüsün işleteni olarak sürücü gibi aynı oranda müştereken sorumlu olduğu, davacının iş gücü kaybının %6.3 olduğu, Borçlar Kanunu’nun 41 ve 55. maddesi ayrıca sigorta poliçesi gereğince, maddi tazminattan davalıların tümünün sorumlu oldukları, davacının parmağının kopması sonucu acı çekmesi ve bu olaydan dolayı manevi üzüntü çekmesinin hayatın olağan akışı gereği olduğu , davacının dava dilekçesinde maddi tazminat yönünden Ray Sigorta’ya ihtar ettiği ve bu tarihten itibaren faiz talebinde bulunmuş ise de, alacağın likit ve muayyen olmaması nedeniyle sigorta yönünden faiz başlangıcının dava tarihinden itibaren, sürücü ve mal sahibi yönünden olay tarihinden itibaren kabul edilen miktara faiz uygulanmasına, Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi gereğince olayın oluş şekli, kusur oranı, davacıda meydana gelen arazın niteliği, çalışamama durumu ve tarafların sosyal ekonomik durumları gözönünde tutularak 10.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava taşıma nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Davacı taraf dava dilekçesinde bedenen uğradığı zararın davalı taşıyan sürücü ve davalının zorunlu mali mesuliyet sigortasından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Buna rağmen müteselsil tahsil yerine müştereken tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca davacı ile davalı taşıyan ve sürücü arasındaki uyuşmazlık taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta diğer davalı sigortacının sorumluluğu ise sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Taşıma ve sigorta sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olup dava ticari nitelikte olduğundan avans oranında ticari faize hükmedilmek gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 no’lu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.553,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.