Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/11595 E. 2013/10384 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11595
KARAR NO : 2013/10384
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.06.2012 tarih ve 2012/79-2012/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 09.02.2007 tarihinde internet bankacılığı yoluyla banka hesabına girilerek 2.200,00 Euro mevduatının öncelikle TL’ye çevrilip ardından dava dışı üçüncü şahsın hesabına aktarıldığını, yeterli güvenlik önlemlerini almayan davalı bankanın zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 2.200,00 Euro’nun yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, havale alıcısının sebepsiz zenginleştiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zararın, davacının internet bankacılığı erişim bilgilerini koruyamamasından kaynaklandığını, müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların kendilerine yatırılan paraları istendiğinde iade etmekle yükümlü oldukları, BK’nın 472/1’inci maddesine göre usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarının saklayana geçtiği için paranın ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan tarafından kendi yararına kullanılabileceği, bu açıdan usulsüz işlemle çekilen paranın aslında doğrudan doğruya Bankanın zararı niteliğinde olduğu, paranın çekilmesinde davacının bir kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.200,00 Euro’nun 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Euro faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 344,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.