YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11667
KARAR NO : 2013/9806
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2012 tarih ve 2011/739-2012/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkilinden para tahsil edildiğini, müvekkilinin bu nedenle davalı şirket aleyhine … Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi’nin yargılama sonunda 11.465,72 Euro ana paranın 01/01/2001 tarihinden itibaren işleyecek % 5 yasal faizi ile birlikte, 1.977,90.Euro muhakeme masrafının da 22/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek % 5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde karar verdiğini, davalıya tebligat yapıldığını ve kararın 13/04/2010 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle… (Asliye Hukuk) Mahkemesi’nin kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, MÖHUK 54. maddede belirtilen tenfiz şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; tenfize konu yabancı mahkeme kararının açıkça kamu düzenine aykırı olmadığı tenfize konu yabancı mahkeme kararının aslı, tamamının onaylı tercümesinin sunulduğu, kararın mahkeme tarafından verildiği ve mahkeme hükmü taşıdığının anlaşıldığı, kendisine karşı tenfiz istenen davalının mahkemeye usulünce çağrıldığı, yine kararında usulünce davalıya tebliğ edilmiş olup MÖHUK 54/1 bendine de aykırılık bulunmadığı, Almanya ile Türkiye arasında karşılıklı ikili anlaşma olmamakla beraber Türk mahkemeleri kararlarının Almanya’da tenfizi mümkün olduğundan fiili uygulamanın mevcut olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davalının tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı tarafça yabancı mahkeme ilamının tenfizi talep edilip mahkemece de anılan kararın tenfizine karar verildiği halde, davacı tarafın fazlaya ilişkin her hangi bir istemi olmamasına rağmen davanın kısmen kabulüne, davacı vekilinin fazlaya ilişkin talebinin reddine şeklinde karar verilmesi ve buna bağlı olarak da davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.357,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.