YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11682
KARAR NO : 2014/3151
KARAR TARİHİ : 20.02.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/02/2012
NUMARASI : 2011/456-2012/73
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.02.2012 tarih ve 2011/456-2012/73 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.02.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. B.. Ç.. ile davalı vekili Av. A. T. B. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait “İnfity Dış Mekan Makinesinin” davalı sigorta şirketine Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, makinenin 20.5.2004 tarihinde arızalanarak hasarlandığını, rizikonun davalıya ihbar edilmesine rağmen sigorta bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 25.250,00 TL’nin KDV tutarını isteme hakkı saklı kalmak kaydıyla ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, makinenin bir yıllık garanti süresi içinde hasarlandığından ve henüz mülkiyet sigortalı davacıya geçmediğinden hasarın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu makinenin poliçe tanziminden daha sonra davacı kayıtlarına girdiği, bu durumda makinenin poliçe kapsamında olmadığı, dolayısıyla poliçe kapsamında olmayan makinenin hasarının davalı tarafından karşılanmasının söz konusu olamayacağı, ayrıca dava konusu makinenin sigorta poliçesine de seri numarasının yazılı olmadığı, sigorta poliçesindeki makinenin de dava konusu makine olduğunun kesin olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı nezdinde “Makine Kırılması Sigorta Poliçesi” ile sigortalı makinenin teminat dönemi içinde hasarlanması nedeniyle uğranılan zararın poliçe kapsamında tazmini istemine ilişkindir. Davalı, hasarlanan makinenin mülkiyetinin sigortalı davacıya geçmediğinden hasarın teminat dışı olduğunu savunmuş olup, davalının bu savunması uyarınca poliçe tanzim tarihi itibariyle hasarlanan makinenin davacının mülkiyetinde olup olmadığı, davacının poliçede yazılı ve hasarlandığı iddia olunan makine üzerinde hukuki menfaatinin bulunup bulunmadığının incelenmesi yönünden mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen poliçe 26.12.2003 başlangıç tarihli olup, davaya konu makine poliçe tanziminden sonra 31.12.2003 tarihi itibariyle davacı kayıtlarına girmiş ise de söz konusu poliçeye ilişkin olarak yapılan 20.01.2004 tarihli zeyilnamede de davaya konu makinenin aynı şekilde sigorta kapsamında gösterildiği ve söz konusu makinenin 20.05.2004 tarihinde arızalanmış olmasına göre rizikonun gerçekleştiği tarihte davaya konu makinenin poliçenin eki olan zeyilname kapsamında geçerli bir şekilde sigorta örtüsü altına alındığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davacının zeyilname ve riziko tarihleri itibariyle davaya konu makine üzerinde hukuki menfaati mevcuttur. Bozma ilamında araştırılması istenen poliçede kayıtlı diğer makinenin de davacının 3. kişiden kiralama yoluyla tasarrufunda bulundurduğu bir makine olduğu, davaya konu makine olmadığı belirlenmiştir. Sigorta kapsamına alınan makinenin seri numarasının poliçede yazılı olması gerektiğine ilişkin poliçe özel şartı ise sigortalı makinenin ayırt edilmesini sağlamak amacına yönelik olup, poliçeyi düzenleyen sigorta şirketi veya acentesinin bu hususu yerine getirmemiş olmasının sigortalı aleyhine yorumlanarak sigorta kapsamında olduğu belirlenebilen bir rizikonun sırf bu nedenle poliçe teminatı dışına çıkarılması sonucunu doğurması da mümkün bulunmamaktadır. O halde, riziko tarihinde geçerli bulunan sigorta poliçesi uyarınca sigorta teminatı altında olduğu anlaşılan davaya konu makinede meydana gelen hasarın poliçe kapsamında tazminine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.