YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11704
KARAR NO : 2014/2862
KARAR TARİHİ : 18.02.2014
MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/03/2012
NUMARASI : 2011/222-2012/67
Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/03/2012 tarih ve 2011/222-2012/67 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/02/2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av.H. C. A. ile davalı vekili Av.A. A. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı iken hisselerini müvekkillerinden Şenay’a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, taraflar arasında düzenlenen 16.10.2008 tarihli protokole göre tarafların beyan ve kabul ettikleri borç dışında gizlenip de sonradan ortaya çıkacak borçlardan dolayı davalının sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, hisse devrinden sonra vergi dairesi tarafından şirketin gelirinin eksik gösterilmesi nedeniyle 70.146,04 TL vergi cezası uygulandığını ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında bir kısım talebinden feragat ederek 35.930,33 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, iddia edilen alacağın protokol hükümlerine aykırılık olmadığını, gizlenen bir borcun mevcut olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iddia edilen zararın davacı şirketin o dönemde ortağı ve müdürü olan davalının, şirketten almış olduğu borç nedeniyle şirketin muhasebe kayıtlarında bu alacaktan dolayı asgari faiz tutarının vergi dairesine beyan edilmemesi üzerine uygulanan vergi cezasından kaynaklandığı, davalının şirket yöneticisi olarak şirket defterleri ve şirketin gelirleri ile ilgili muhasebe işlemlerini düzenli bir şekilde yaptırmaması nedeniyle şirkete uygulanan vergi cezasından dolayı müdür olarak sorumlu olduğu, davacı gerçek kişilerin vergi cezasından doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 35.930,53 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı gerçek kişiler yönünden husumetten davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafça ileri sürülen hususların hukuki vasıflandırılmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı gerçek kişilerin tüm, davalı vekilinin ve davacı şirket vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı şirketin eski müdürü olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf dava dilekçesinde tazminatın en yüksek reeskont faizi ile tahsilini talep ettiği halde mahkemece yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3- Mahkemece davalının müdür olarak görev yaptığı süre içinde şirket tarafından borç verilen paranın elde edilmesi gereken faiz gelirinin vergi dairesine bildirilmemesinden dolayı vergi, ceza ve faizinden davalı sorumlu tutulmuştur.
Ancak, verilen borç para nedeniyle şirketin elde etmesi gereken faiz geliri nedeniyle ödenmesi gereken verginin gecikme faizi ve bildirimde bulunulmamasından dolayı tahakkuk eden cezadan şirket müdürü olarak davalı sorumlu ise de, elde edilen gelir nedeniyle ödenmesi gereken vergiden davacı şirket sorumludur.
Bu itibarla, mahkemece, şirket eski müdürü olan davalının görev yaptığı süre içinde gelir vergisini eksik bildirmesi nedeniyle şirketin ödemek zorunda kaldığı vergi cezası ve faizinden sorumlu tutulması gerekirken, şirketin ödemesi gereken gelir vergisinden de davalının sorumlu tutulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişilerin tüm, davalı vekili ile davacı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı şirket yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma tebligat ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, alınmadığı anlaşılan 25,20 TL temyiz ilam harcının davacı Ş.. K.. ve Ö.. K..’tan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı A. Çelik Kont. Çelik Ürt. Müh. Tic. Ltd. Şti’ye iadesine, 18/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.