YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12057
KARAR NO : 2013/10349
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.10.2011 tarih ve 2011/168-2011/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar … ve …’in imza yetkilisi olarak, …’nın yetkili müdürün kayın biraderi olarak, davalı Mid Otomotiv Ltd. Şti’nin bu kişiler ile işbirliği içinde olmak üzere müvekkilini zarara uğrattığını, davalı yöneticilerin Eurosport TV kanalında birkaç dakikalık haber için 200.000.USD. bedel ile Mid Ltd. Şti. ile anlaşma yaptıklarını, ancak kanal yetkilisi ile yapılan görüşme sonucu bu hizmet karşılığında 15.000 USD ödendiğinin öğrenildiğini ve müvekkilinin bu şekilde zarara uğratıldığını ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000 USD’nin faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mid Ltd. Şti. vekili, tarafların serbest iradeleri ile sözleşmenin yapıldığını ve müvekkilinin edimini ifa ettiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin …’un kayın biraderi olarak sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, davaya konu sözleşme ile alakasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin Citroen Otomobilleri ithalatçısı olan davacı şirkete 1998 yılında genel müdür olarak atandığını, şirketi zararda iken kar yapar duruma getirdiğini, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin genel müdür yardımcısı olarak İdari ve Mali İşlerden sorumlu olduğunu, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda davaya konu sözleşmenin yönetim kurulu kararlarına uygun olduğunun tesbit edildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Baylas A.Ş. ve Mid Ltd. Şti. arasında Mart 2000 tarihinde imzalanan sözleşmeden sonra 2001 tarihinde müdür olan …’un ibra edildiği, genel kurulun ibra kararı vermesinden sonra anonim ortaklık yönetim kurulu üyelerine ve 342. madde anlamında müdürlere karşı ibranın kapsamına giren işlemler nedeniyle tazminat davası açılamayacağı, diğer davalılar açısından, ceza dosyaları ve dava dosyası incelendiğinde, davacının zararına yol açtığı iddia edilen işlemlere katılmadıkları veya onların davranışlarının zarara yol açtığının kanıtlanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılar …, …, … ve Mid. Oto. Ltd. Şti.’ye yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı … yönünden yapılan temyiz itirazının incelenmesine gelince; şirket yönetiminin zarara yol açan işlem ve eylemleri genel kurulda tüm açıklıkla ve ayrıntılarıyla açıklanıp irdelenmişse yapılan ibra gerçek anlamda borçtan kurtarma ve aklama niteliği taşır. Bu şekilde bir ibranın varlığı halinde ise zarara neden olsalar dahi sorumlular aleyhine sorumluluk davası açılamaz. Somut uyuşmazlıkta davacı taraf gerçekte 15.000 USD bedelle yapılması mümkün olan işin 200.000 USD bedelle yaptırıldığı ve şirketin bu şekilde zarara uğratıldığını ileri sürdüğünden genel kurulda yapılan ibranın aklanma sonucunu doğurabilmesi için davada ileri sürülen ayrıntının faaliyet raporunda tartışılması ve buna rağmen ibra kararı alınmış olması gerekir. Somut olay için alınan bilirkişi raporu, bu anlamda bir açıklık ve ayrıntının varlığı hususunda yeterli değildir. Bu itibarla, yukarıdaki açıklamalara ilişkin olarak ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin davalılar …, …, … ve Mid. Oto. Ltd. Şti’ye yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı … yönünden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.