Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/12367 E. 2014/5909 K. 27.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12367
KARAR NO : 2014/5909
KARAR TARİHİ : 27.03.2014

Taraflar arasında görülen davada Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/03/2012 tarih ve 2008/739-2012/118 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/02/2014 günü hazır bulunan davacı vekili, davalılardan asil …, davalılardan … vekili davalılardan … vekili ile davalılardan … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, 03.11.2006 tanzim 30.12.2008 vade tarihli 450.000 USD bedelli, lehdarı …, keşidecisi olan senedin, müvekkili tarafından kaybedildiğini, senedin aynı bedelli toplam 6 adet senetle birlikte davacının hisselerinin devrine ilişkin olarak düzenlenen 08.11.2006 tarihli protokol ve ihbarname üzerine verildiğini, zayi nedeni ile iptali için dava açıldığını, bankaya senet keşidecisine ve kefiline ödememe için noter ihtarları gönderildiğini, ancak bankadan alınan istihbarata göre adresi bilinmeyen … isimli şahsın tahsil için başvurduğunu, davacının senedi bankaya tahsil için götürdüğünden arkasını iş yerinde imzaladığını ve bu şekli ile senedin kaybolduğunu ileri sürerek, senetten dolayı borçlu olunmadığının tespitine, senedin iptaline, tahsili halinde bedelin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 16.02.2009 havale tarihli ıslah dilekçesi ile her ne kadar dava dilekçesinde senedin kaybedildiğinden bahsedilmiş ise de senedin aynı tanzim tarihli ve aynı bedelli 30.12.2007 vade tarihli senetle birlikte protokol tarihinde davacının avukatı olan …’a

./..

-2-

onun talebi üzerine verildiğini, davacıya ait hissenin devri sırasında 6 adet 450.000 USD bedelli senet düzenlendiğini, senetlerden ilkinin 30.12.2007, ikincisinin 30.12.2008 vade tarihli olduğunu, bu iki senedi protokolü ve senetleri düzenleyen …’ın tahsil için kendisinde kalması gerektiğine inandırarak uhdesinde tutup, diğerlerini davacıya verdiğini, daha sonra bu senetlerin ücretine karşılık tuttuğunu öne sürerek vermekten kaçındığını, 30.12.2007 vade tarihli senedi …’ın cirosu ile …’a, ikinci senedi de …’ın cirosu ile …’e tahsil ettirdiğini, 18.08.2008 tarihinde davacının avukatı …’ı azil ettiğini, ancak o sırada vekalet ücretinin teminatı olarak alınan arsanın geri verilmeme korkusu, ikinci senedin de elinde bulunması nedeniyle bu kişinin üzerine gidilemediğini, bu nedenle davaya artık istirdat davası olarak devam edilmesi gerektiğini belirtilmiştir.
Davalılar vekilleri, asıl ve birleşen davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava konusu senetlerin arkasında davacının TTK’nın 595/2. maddesine uygun cirosunun bulunduğu, ciroda “bedeli tahsil içindir” gibi bir ibarenin de olmadığı, ciro silsilesine göre tahsil edenlerin TTK’nın 598. maddesi karşısında yetkili hamil durumunda olduğu, davalıların senetleri haksız fiil yolu ile tahsil ettiklerine dair hiçbir delilin sunulmadığı, davacı tarafından senetlerin rızası hilafına elinden çıktığı iddiasının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve temyiz aşamasında adli yardım talebine ancak temyiz harç ve giderleri için başvurulabilecek olmasına, somut uyuşmazlıkta ise adli yardım talebinde bulunan davacı tarafından, temyiz harcının yatırılmış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 54,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davacıdan alınmasına, 27/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.