Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/12459 E. 2013/12463 K. 14.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12459
KARAR NO : 2013/12463
KARAR TARİHİ : 14.06.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.05.2012 tarih ve 2011/656-2012/705 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili bankadan aldığı kredi kartı borcunu süresi içinde ödemediğini, bu nedenle davalı ve kefili … aleyhine icra takibi yapıldığını, icra takipleri devam ederken dava dışı…’un kefillikten kaynaklanan borcunun tespiti için dava açtığını, bu dava devam ederken kefilin maaşından icra kesintisi yapılmaya devam edildiğini, adı geçen kefilin bu defa fazladan kesilen maaşı için istirdat davası açtığını ve davanın kefil lehine sonuçlandığını, bu nedenle müvekkili bankanın kefile 4.245,70 TL ödeme yaptığını, kefilden kesilen ve daha sonra ona iade edilen paranın davalının borcundan düşüldüğünü ileri sürerek, 4.245,70 TL’nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir..
Davalı, davacı banka şubesinden aldığı kredi kartı borcunu ödeyemediği için kendisi ve kefili hakkında icra takibi yapıldığını, borcun tamamını ödediğini, buna rağmen kefili olan …’un maaşından da icra yoluyla kesinti yapıldığını, davacıya mükerrer ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; uyulan bozma ilamı doğrultusunda alınan ve benimsenen bankacı bilirkişi raporuna göre, davacı bankanın dava tarihi itibarıyla davalıdan alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi kartı borcunun asıl borçludan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davacı bankanın 16.04.2002 tarihinde ibraname düzenleyerek borcun tamamen ödenmesi nedeniyle davalıyı ibra ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı bankaca, gerek davalı borçlu …, gerekse dava dışı kefil … aleyhine icra takibi başlatılarak, her ikisinden de tahsilat yapılmak suretiyle alacağı tahsil edilmiş ve yapılan tahsilatlar sonucunda davacıya alacağı kalmadığına dair ibraname verilmiştir. Ancak, ibranamenin düzenlenmesinden sonra dava dışı kefil … tarafından, davacı banka aleyhine dava açılarak kefalet limitinin üstünde ödeme yapıldığı gerekçesiyle bir kısım tahsilat istirdat edilmiştir. Davacı bankaca da, dava dilekçesinde bu husus belirtilerek dava dışı … l’a limitin aşılması nedeniyle geri ödenmek zorunda kalınan meblağ, kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olan ve borcun tamamından sorumlu olan davalıdan talep edilmektedir.
Bu durumda, davacı banka tarafından dava dışı … ‘a ödeme yapıldığı tarihten evvel düzenlenen 16.04.2002 tarihli ibranameye itibar edilerek, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.