Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/12777 E. 2013/10320 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12777
KARAR NO : 2013/10320
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.01.2012 tarih ve 2006/28-2012/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu endüstriyel tasarım olan şişe taşıyıcılarının, ilk defa müvekkili tarafından keşfedildiğini ve tasarlandığını, müvekkilinin bu tasarımı TPE nezdinde 17/10/1995 tarih ve 033 sayı ile ve 08/10/1998 tarih ve 005488 sayı ile tescil ettirdiğini, davalının bu tasarımı birebir taklit ederek üretim yaptığını ve ayrıca davalının, 22/12/1998 tarih ve 5797 sayı ile kendi adına tescil ettirdiğini ve bu durumun müvekkili endüstriyel tasarım haklarına tecavüz ettiğini ileri sürerek, tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, 22/12/1998 tarih ve 005797 sayı ile davalı adına tescilli endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, davalının imal ettiği taklit şişe taşıyıcılarına ve bu ürünleri üretmeye yarayan araç, cihaz, makine, kalıp, stoklara, her türlü tanıtım ve reklam materyallerine ve sair vasıtalara toplatılmasını imhasını ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından yapılan ve TPE nezdinde 22/12/1998 tarih ve 005797 sayı ile tescil ettirilen tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğunu, ürünler arasındaki benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklandığını ve davacı yanın iddialarının yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının tasarımının teknik bir zorunluluktan kaynaklanmaması ve davacı tasarımlarının değişik varyasyonlarının olduğu ya da olabileceği hususunun saptanması, söz konusu tasarımların tescil başvurusundan önce benzerlerinin ABD’de kamuya sunulmuş olması sebebiyle ve dolayısıyla davaya konu tasarımın da 1993 yılında ABD’de kamuya sunulan 5.195,975 sayılı belgeye benzerlik gösterdiği sonucuna tüm dosya kapsamı ile varıldığından, ilk bilirkişi heyetinin teknik görüşüne itibar edilmek suretiyle davanın kabulü ile, davaya konu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ancak davalının TPE nezdinde tescilli ve sahibi olduğu belgeye dayalı olarak söz konusu ürünleri ürettiği anlaşıldığından, tecavüz ve önlenilmesi ile ilan taleplerinin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece alınan ilk bilirkişi raporu yetersiz bulunarak yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve ardından birinci ve ikinci raporlar arasında oluşan çelişki nedeniyle üçüncü bir bilirkişi raporu alındıktan sonra şayet bu rapordaki açıklama ve görüşler de yetersiz bulunduğu takdirde, gerektiğinde yeni bir bilirkişi raporu alınmaksızın ya da eksik görülen hususlarda bilirkişi heyetinden ek görüş istenmeksizin başlangıçta yetersiz bulunan ilk rapora dayalı hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, önceki raporlarda tartışılmayan 5.195,975 sayılı ABD’de tescil edilen patentin dava konusu tasarımın yenilik unsurunu kaldırıp kaldırmadığı hususu özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği halde bu hususta da bilirkişi heyetinden ek rapor alınmaksızın söz konusu ABD patentinin dava konusu tasarımın yeniliğini ortadan kaldırdığı gerekçesiyle hükümsüzlük kararı verilmesi dahi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.