Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/12906 E. 2013/11762 K. 05.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12906
KARAR NO : 2013/11762
KARAR TARİHİ : 05.06.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.04.2012 tarih ve 2005/159-2012/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ithalat ve ihracat işleri yaptığını, davalının TEB … Şubesi’nin aracılığı ile gümrük işlemlerini gerçekleştirmek üzere anlaşmaya vardıklarını, davalının tüm belgeleri TEB’den alınarak 20/11/2003 tarihinde … … Müdürlüğü’ne müracaat ederek aynı tarih itibariyle beyanname tescilini gerçekleştirdiğini, muayene aşamasında ilgili memur tarafından eşyanın teslim şeklinin CRF olduğu ve her iki faturada yer alan toplam 864.577,07 USD tutarında navlun bedelinin beyan edilmediği dolayısı ile KDV ve gümrük vergisinin eksik olduğu gerekçesi ile beyanname hakkında cezai işlem yapıldığını ve müvekkilinin tahakkuk ettirilen 181.744,65 TL tutarında cezanın ödendiğini, davalının kusuru ile müvekkilinin maddi zarara uğradığını ileri sürerek anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, beyanının proforma faturalarına ve TEB’nin ilgili şubesince hazırlanan yazıya istinaden yapıldığını, yanlışlığın anlaşmasıyla müvekkilinin ertesi gün düzeltme beyanın da bulunduğunu, ancak gümrük müdürlüğünün keyfi davranarak düzeltme talebini reddettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; gümrük beyannamesinde gösterilen mal bedelinin davalı tarafından idareye yanlış beyan edildiği ve bu nedenle idare tarafından davacıya işbu davaya konu cezai yaptırımların uygulandığı, tüm kusurun davalıda olduğu, ancak 6111 sayılı torba yasaya istinaden, davacı tarafından bu yasadan yararlanılmak suretiyle müracaat edildiği ve bunun neticesinde davacıdan idarece kesilen 181.744,65 TL’nin 14/07/2011 tarihinde davacıya geri ödendiği, bu suretle davanın konusuz kaldığı, temerrütün dava tarihinden sonra oluştuğu bu nedenle faize hükmedilemeyeceği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, davalının verdiği zararın tahsili istemine ilişkin olup, davacı vergi cezasının tahakkuku üzerine … Müdürlüğü aleyhine vergi cezasının iptali için Vergi Mahkemesi’nde dava açmış ve aynı zamanda da bu vergi cezasının davalıdan tahsili için de işbu davayı açmıştır. Davanın devamı sırasında, davacı … Müdürlüğü aleyhine açtığı davayı kaybetmesi üzerine, evvela tahakkuk eden cezayı ödemiş, bilahare de 6111 Sayılı Yasa gereği ödediği bu parayı geri almış ve bu suretle dava konusuz kalmıştır. Her ne kadar, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir ise de ve bu davada olduğu gibi, henüz karar verilmeden davacının cezayı ödemesi sebebiyle zarar gerçekleşmiş ise bu takdirde usul ekonomisi gereği, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı olduğu nazara alınarak karar vermek gerekir. Davacı 27.08.2010 tarihinde … Müdürlüğü’ne ödeme yapıp, bu ödemeyi 14.07.2011 tarihinde geri aldığına göre, davalının sebebiyet verdiği ceza tutarı üzerinden, belirtilen tarihler arsında kalan dönem için faize hükmetmek gerekir. Bu itibarla, mahkemece davacının talep edebileceği işlemiş faiz miktarının belirlenmesi için bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde,818 Sayılı BK’nın 104/son hükmü de ihlal edilmemek suretiyle, bir karar vermek gerekirken temerrütün dava tarihinden sonra oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.