Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/13922 E. 2014/5911 K. 27.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13922
KARAR NO : 2014/5911
KARAR TARİHİ : 27.03.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/04/2012
NUMARASI : 2011/245-2012/205

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.04.2012 tarih ve 2011/245-2012/205 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Ö.. T.. ile davalı vekili Av. M.. K..Ü.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ortağı olduğu dava dışı şirketteki hisselerini müvekkilinin alması hususunda tarafların anlaştıklarını, müvekkilinin bu amaçla davalının banka hesabına 25.000,00 TL avans bedeli gönderdiğini, buna rağmen hisse devrinin gerçekleştirilmediğini, ödenen bedelin de iade edilmediğini, bu hususta davalı aleyhinde başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin okullarda okutulacak muhtelif kitapların hazırlanması işini yaptığını, davacı tarafından hazırlanan kitapların düzeltilmesi ve danışmanlık yapılması işinin müvekkiline verildiğini, davaya konu tutarın bu işin müvekkili tarafından yapılması karşılığı ödenmiş olduğunu, davacı ile müvekkili arasında hisse devrine yönelik bir anlaşmanın bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, somut olayda davalı tarafın parayı aldığını ikrar ettiği ancak paranın gönderilme nedeninin yaptığı iş ve hizmetler karşılığı olduğunu savunduğu, bu durumda ispat yükü kendisinde olan davacının, davaya konu bedeli davalının şirket hisselerini devralmak amacıyla gönderdiğini ispat etmesi gerektiği, her ne kadar davacı tarafından banka yoluyla yapılan havale dekontunda “M.. Basım Yayıncılık Ltd. Şti. Hisse Devir Avans Bedeli” olarak yazılmış ise de, davalıya ait hesap özetinde açıklamanın tam metninin yer almadığı, dolayısıyla davalının bu açıklamayı görerek parayı kabul ettiğinin söylenemeyeceği, kendisine ispat yükü düşen davacı tarafa, davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmış ise de, davacı vekili tarafından 09.03.2012 tarihli yazılı beyanlarıyla yemin teklif etmeyeceklerini açıkladığı, bu durum karşısında davanın ispatlanamadığı sonucuna varıldığı, ayrıca takibin kötüniyete de dayanmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya gönderilen havale bedelinin istirdadı amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu havale bedelinin, davalıya ait şirket hisselerinin satın alınması amacıyla avans olarak gönderildiğini, hisse devri gerçekleşmediğinden davalının bu bedeli iade etmesi gerektiğini iddia etmiş, davalı ise anılan bedelin davacının kitaplarında gerekli düzeltmelerin yapılması işinin karşılığı olduğunu, diğer bir deyişle davacının bir borcunun karşılığı olarak gönderildiğini savunmuştur. Mahkemece de isabetle belirtildiği üzere, iddia ve savunmanın bu ileri sürülüş biçimine göre ispat yükümlülüğü davacının üzerinde kalmaya devam edecektir. Ancak davacı da iddiasını ispat amacıyla davalıya gönderdiği havale dekontunu sunmuştur. Bu dekontta açıkça davalıya gönderilen paranın “M.. Basım Yayıncılık Ltd. Şti. hisse devir avans bedeli” olduğu yazılıdır. Dekonttaki bu açıklama dava konusu ödemenin davalıya ait pay devri karşılığı yapıldığının ispatı için yeterlidir. Pay devrinin gerçekleşmediği konusunda da taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığına göre, alınan paranın iadesi gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.