YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14351
KARAR NO : 2014/7210
KARAR TARİHİ : 11.04.2014
MAHKEMESİ : MARMARİS 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/07/2012
NUMARASI : 2012/169-2012/409
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/07/2012 tarih ve 2012/169-2012/409 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/03/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. A.K. ile davalılar vekili Av. O. Ö. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin O.’tan aldığı krediyi ödünç olarak davalı şirkete verdiğini, davalı şirketin finans sıkıntısını aşmak amacı ile müvekkili şirketin kredibilitesinden yararlandığını, bu kapsamda müvekkili ile davalı arasında protokol düzenlendiğini ancak davalının protokol şartlarına uymadığını ve ödeme yapmadığını ileri sürerek, 390.805,86 TL’nin her ayın 15’inden itibaren işleyecek genel kredi sözleşmesi gecikme zammı oranı ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 07.12.011 tarihli bozma kararına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı genel kredi sözleşmesinin 5’inci maddesi hükmü ile temerrüt için kesin vade belirlendiğinden, davacının faiz talebine ilk taksidin muacceliyet tarihinden itibaren hükmedilmesine karar verilmesinin gerektiği, sözleşmenin 6’ncı maddesi uyarınca, temerrüt halinde, bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100’ü oranında temerrüt faizi işletilmesi kararlaştırıldığından, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca anılan oranda faiz miktarına hükmedilmesinin doğru olacağı gerekçesiyle, davalı S.. S.. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı B.İhracat Turizm Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL.’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davaya konu edilen alacağa davalı ile O.A.Ş. arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100’ü oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 12.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca 15.03.2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1 – Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 – Dava karz akdine dayalı alacak istemine ilişkin olup, bozma ilamı kapsamında uyuşmazlık temerrüt faizinin başlangıcı ve faiz oranının ne olması gerektiğine ilişkindir. Mahkemece davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne ilişkin karar Dairemizce “Taraflar arasındaki sözleşmenin 5’inci maddesi ile ödeme hususunda kesin vade belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nisbetinin de belirlenmemiş olmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyulmasına rağmen davalı şirket yönünden davanın kabulüne ve ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100’ü oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5’inci maddesi uyarınca 15/03/2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında da vurgulandığı üzere taraflar arasındaki protokolün 3’üncü maddesinde kredi geri ödemesinin ilk altı ayının ödemesiz olacağı, kredi borcunun 15/09/2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlanacağı kararlaştırılmıştır. Davalı vekili kredi ilk taksidinin ödendiğini savunmuş olup, bu bağlamda borçlunun henüz muaccel olmayan bir borç için temerrüde düşmeyeceği kuşkusuzdur.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, istem savunma ve taraflar arasındaki protokol hükümleri çerçevesinde, davalı şirketin temerrüt tarihi belirlenmek gerekirken, yazılı şekilde 15/03/2007 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ayrıca infazda kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100’ü oranında temerrüt faiz oranına hükmedilmesi de isabetli bulunmamış, bu nedenlerle kararın davalılardan şirket yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz anılan davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin S. S.’den alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11.04.2014tarihinde oybirliğiyle karar verildi.