Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/14753 E. 2014/5395 K. 20.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14753
KARAR NO : 2014/5395
KARAR TARİHİ : 20.03.2014

MAHKEMESİ : GEBZE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/04/2012
NUMARASI : 2009/59-2012/158

Taraflar arasında görülen davada Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2012 tarih ve 2009/59-2012/158 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.03.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. D.. N.. Hızlı ile davalı vekili Av. Semih Sandar dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, M/T World Dynasty Gemisi’ne yüklenen etil asetat ve fosforik asit cinsi emtiaların anılan gemide yüklü halde iken geminin 17.09.2008 tarihinde başka bir gemi ile çatıştığını, bunun üzerine taşımaya konu yükün bir an önce müvekkile teslimi için taşıyan tarafından ivedi olarak harekete geçilmesi ve gerekli tüm tedbirlerin alınması gerekirken taşıyan tarafından bu yükümlülüğe aykırı davranılarak, malları bir an önce başka bir gemiye aktarmak yerine malların kendilerine ait diğer bir gemi olan M/T World Majesty Gemisi’ne aktarmak için uzunca süre beklenerek malların alıcısı müvekkilin ciddi zararlarla karşı karşıya bırakıldığını, 13.09.2008 tarihinde yüklenen ve Ekim ayı ortasında müvekkile teslim edilmesi gereken mallar, iki ayı aşkın süre geçtikten sonra M/T World Majesty Gemisi’ne 14-15.11.2008 tarihlerinde yüklenmiş olmakla taşınan yüklerin müvekkiline varma limanında ancak 08.01.2009 tarihinde teslime hazır hale getirilebildiğini, donatanın/taşıyanın navlun sözleşmesini kendisinden kaynaklanan nedenlerle gecikme ile ifa etmesi nedeniyle müvekkilinin 1.827.496,91 ABD Doları zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00 ABD Dolarının faiziyle davalıdan tahsili ile söz konusu alacağın TTK’nın 1235. maddesi uyarınca gemi alacaklısı hakkı ve 1236. maddesi uyarınca gemi alacaklısı hakkı nedeniyle gemi ve teferruatı üzerinde kanundan doğan rehin hakkı verdiğinden bu hususların tespitini ve rehnin paraya çevrilmesi suretiyle alacağın rehnin paraya çevrilmesi sonucunda elde edilecek bir bölümünün rehinli maldan tahsil edileceği hususunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı taşıyanın yüke özen yükümlülüğüne riayet ederek çatma sonrası ziyaı önlenebilen yükün selametle varma limanına ulaştırılması için gereken önlemleri aldığını savunmuş, cevabını kısmen ıslah etmek suretiyle yaptığı savunmada ise çatma sonrasında donatan ve taşıyan tarafından müşterek avarya nedeniyle talep edilen garanti ve teminatların davacının kusuru ve gecikmesi nedeniyle ancak 11.11.2008 tarihinde donatana ve taşıyana gönderilebildiğini, davacı taraf gecikmeye ve iddia ettikleri geç teslim zararına kendi kusuru ile neden olduğunu, bu durumda iddia edilen zararların donatan ve taşıyandan talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, denize dökülerek zayi olan yük için davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu zararın tamamen çatma zararı olduğu, davalı tarafın sorumlu olduğu bir gecikmenin saptanmadığı, bir gecikme olsa dahi ve davalı bundan sorumlu olması halinde dahi taşımanın aktarmadan sonraki kısmını gerçekleştiren World Majesty Gemisi’nin yol açmış olmaması dolayısıyla bu gemi üzerinde gemi hakkının meydana gelmeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait yükün davalıların donatanı ve taşıyanı oldukları M/T World Dynasty Gemisi’nde yüklü halde iken başka bir geminin anılan gemiye çatması sonucu emtiada meydana gelen zarar ile çatma sonrasında davalının yükü derhal başka bir gemiye aktarmak yerine kendilerine ait diğer bir gemi olan M/T World Majesty Gemisi’ne aktarmak için uzunca süre beklemesi nedeniyle meydana getirilen gecikme sonucu uğranıldığı iddia olunan zararların tazmini ile söz konusu alacak için gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkının tanınması istemlerine ilişkindir.
Davacıya ait yükün davalı taşıyan tarafından düzenlenen konşimentolar uyarınca M/T World Dynasty Gemisi’ne yüklenerek Türkiye’ye taşınmasının taahhüt edildiği, ancak anılan geminin yüklü halde limanda demirli iken 19.09.2008 tarihinde başka bir geminin çatmasına maruz kalarak zarar gördüğü, deniz kazasının meydana gelmesinde yükün bulunduğu M/T World Dynasty Gemisi’nin kusurunun olmadığı dosya kapsamından anlaşılmış olup, bu durumda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalıya çatmadan kaynaklanan zarardan dolayı bir sorumluluk yüklenemez ise de bu durum, davalının çatmada zarar görmeyen yükü davacıya teslim borcunu ortadan kaldıran bir husus değildir. Esasen davalı da çatma olayından sonra zarar görmeyen yükü, düzenlediği konşimentolar uyarınca kendisine ait M/T World Majesty Gemisi’ne yükleyerek davacıya karşı üstlendiği taşıma edimini yerine getirmiştir. Çatma öncesinde ve sonrasında düzenlenen konşimentolarda taşıma süresine ilişkin bir kayıt yoktur. Bu durumda davalının sorumlu olmadığı çatma olayından sonra ne kadarlık bir süre içinde zarar görmeyen yükü teslim etmesi gerektiği konusunda içinde denizcilik sektöründen bir uzmanın da bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak, çatmadan sonra yükün makul sayılabilecek bir sürede taşınmış olup olmadığı hususunun tespit ettirilmesi, eğer makul bir sürede taşınmadığı, davalının kusuru ile gecikmeye sebebiyet verildiği sonucuna varılırsa gecikme nedeniyle davacının uğradığı zarardan her iki geminin de taşıyanı ve donatanı olan davalının sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece yeni bir bilirkişi kurulundan teslime ilişkin makul süre konusunda rapor alınarak sonucuna göre, davacının gecikmeden doğduğunu iddia ettiği zararları ile kanuni rehin hakkı istemi ile ilgili olarak davalının hukuki durumunun takdir ve
tayini gerekirken, anılan hususlar üzerinde yeterli inceleme yapılmadan ve bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar karşılanmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.