Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/15918 E. 2013/305 K. 10.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15918
KARAR NO : 2013/305
KARAR TARİHİ : 10.01.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.06.2010 gün ve 2009/112-2010/170 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.04.2012 gün ve 2010/16349-2012/6688 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından 2007/53278 sayılı başvuru ile ”…” ibaresinin marka olarak tescili talep edilmiş ise de, talebin bir kısım mal ve hizmetler yönünden reddedilerek kalan mal ve hizmetler yönünden tescilin kabul edildiğini, red kararının dayanağını oluşturan markanın … Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2007/126 E, 2007/25 K sayılı kararı ile hükümsüz kılındığını, davalının bu kararın kesinleşmesini talebe rağmen bekletici mesele yapmadığını, marka başvurusunun derhal yapılmasının sebebinin mahkeme kararının kesinleşmesine kadar geçecek süreçte 3. kişilerce yapılabilecek marka tescil başvurularının bertaraf edilmesi amacını taşıdığını belirterek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markası ile redde dayanak markaların 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilinin karar tarihindeki koşulları dikkate alarak karar verebileceğini, mahkeme kararının kesinleşmeden dikkate alınamayacağını ve bekletici mesele yapılamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tescil başvurusunun redde dayanak markalar ile aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olup, kapsadıkları mal ve hizmetlerin de aynı türde olduğu, 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi şartlarının oluştuğu, markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davada verilen kararın henüz kesinleşmeden davalı kurumu bağlamayacağı, bu hususta alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.04.2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 10.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.