YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16490
KARAR NO : 2013/5458
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.12.2011 tarih ve 2011/128-2011/493 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkiline vekaletname verilerek işlerinin takip edilmesinin talep edildiğini, müvekkili tarafından bu amaçla davalıya verilen hizmetler karşılığında fatura kesildiğini ancak davalının fatura bedelini ödemediğini ileri sürerek, şimdilik ….000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu vekaletnamenin dava dışı bir gerçek kişiye verildiği, davacı şirketin vekil konumunda olmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkiline verilen vekaletname kapsamında gerçekleştirdiği hizmetler karşılığının ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu alacağa temel teşkil eden vekaletname incelendiğinde, davalı tarafça, davacı şirket yetkilisi …’na bir takım idari iş ve işlemlere yönelik olmak üzere vekalet verildiği gibi, davalı savunmasından da davacı şirketin vekil olarak yetkilendirildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, mahkemece taraflar arasında mevcut bir vekalet ilişkisi bulunduğu göz önüne alınmak suretiyle işin esasına girilerek, olumu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.